٢١ - ٱلْأَنْبِيَاء

21 - Al-Anbiya (TR)

وَاَيُّوْبَ اِذْ نَادٰي رَبَّہٗۗ اَنِّىْ مَسَّنِيَ الضُّرُّ وَاَنْتَ اَرْحَـمُ الرّٰحِمِيْنَ۝۸۳ۚۖ
Waayyooba ith nada rabbahu annee massaniya alddurru waanta arhamu alrrahimeena

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Ve Eyyub da hani Rabbine nida etmişti de gerçekten demişti, bana zarar dokundu ve sen, merhametlilerin en merhametlisisin.

83

فَاسْتَجَبْنَا لَہٗ فَكَشَفْنَا مَا بِہٖ مِنْ ضُرٍّ وَّاٰتَيْنٰہُ اَہْلَہٗ وَمِثْلَہُمْ مَّعَہُمْ رَحْمَۃً مِّنْ عِنْدِنَا وَذِكْرٰي لِلْعٰبِدِيْنَ۝۸۴
Faistajabna lahu fakashafna ma bihi min durrin waataynahu ahlahu wamithlahum maAAahum rahmatan min AAindina wathikra lilAAabideena

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Derken duasını kabul ettik de ne zarara uğradıysa giderdik ve katımızdan rahmet ve ibadet edenlere ibret olmak üzere ona ailesini ve onlarla beraber daha da bir mislini verdik.

84

وَاِسْمٰعِيْلَ وَاِدْرِيْسَ وَذَاالْكِفْلِ۝۰ۭ كُلٌّ مِّنَ الصّٰبِرِيْنَ۝۸۵ۚۖ
WaismaAAeela waidreesa watha alkifli kullun mina alssabireena

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Ve İsmail de, İdris de, ZülKifl de, hepsi de sabredenlerdendi.

85

وَاَدْخَلْنٰہُمْ فِيْ رَحْمَتِنَا۝۰ۭ اِنَّہُمْ مِّنَ الصّٰلِحِيْنَ۝۸۶
Waadkhalnahum fee rahmatina innahum mina alssaliheena

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Ve onları rahmetimize ithal ettik; gerçekten de temiz kişilerdendi onlar.

86

وَ ذَا النُّوْنِ اِذْ ذَّہَبَ مُغَاضِبًا فَظَنَّ اَنْ لَّنْ نَّقْدِرَ عَلَيْہِ فَنَادٰي فِي الظُّلُمٰتِ اَنْ لَّاۗ اِلٰہَ اِلَّاۗ اَنْتَ سُبْحٰــنَكَ۝۰ۤۖ اِنِّىْ كُنْتُ مِنَ الظّٰلِــمِيْنَ۝۸۷ۚۖ
Watha alnnooni ith thahaba mughadiban fathanna an lan naqdira AAalayhi fanada fee alththulumati an la ilaha illa anta subhanaka innee kuntu mina alththalimeena

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Ve Zünnun da hani öfkelenip gitmişti de sanmıştı ki bizim gücümüz yetmeyecek ona; derken karanlıklarda nida ederek gerçekten de senden başka yoktur tapacak, tenzih ederim seni ve şüphe yok ki ben, zalimlerden oldum demişti.

87

فَاسْتَجَبْنَا لَہٗ۝۰ۙ وَنَجَّيْنٰہُ مِنَ الْغَمِّ۝۰ۭ وَكَذٰلِكَ نُـــــْۨجِي الْمُؤْمِنِيْنَ۝۸۸
Faistajabna lahu wanajjaynahu mina alghammi wakathalika nunjee almumineena

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Derken duasını kabul etmiştik onun ve gamdan kurtarmıştık onu ve böyle kurtarırız insanları.

88

وَزَكَرِيَّاۗ اِذْ نَادٰي رَبَّہٗ رَبِّ لَا تَذَرْنِيْ فَرْدًا وَّاَنْتَ خَيْرُ الْوٰرِثِيْنَ۝۸۹ۚۖ
Wazakariyya ith nada rabbahu rabbi la tatharnee fardan waanta khayru alwaritheena

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Ve hani Zekeriyya da Rabbine nida etmiş ve Rabbim demişti, beni yalnız bırakma ve sensin mirasçıların en hayırlısı.

89

فَاسْتَجَبْنَا لَہٗ۝۰ۡوَوَہَبْنَا لَہٗ يَحْــيٰى وَاَصْلَحْنَا لَہٗ زَوْجَہٗ۝۰ۭ اِنَّہُمْ كَانُوْا يُسٰرِعُوْنَ فِي الْخَــيْرٰتِ وَ يَدْعُوْنَنَا رَغَبًا وَّرَہَبًا۝۰ۭ وَكَانُوْا لَنَا خٰشِعِيْنَ۝۹۰
Faistajabna lahu wawahabna lahu yahya waaslahna lahu zawjahu innahum kanoo yusariAAoona fee alkhayrati wayadAAoonana raghaban warahaban wakanoo lana khashiAAeena

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Derken duasını kabul etmiştik onun ve ona Yahya'yı vermiştik ve karısının kısırlığını gidermiştik, doğurmaya kabiliyet vermiştik. Onlar, hayırlı işlerde koşuşurlar, yarışırlar ve umarak, korkarak bize dua ederlerdi ve onlar, bize karşı gönül alçaklığı gösterirlerdi.

90

وَالَّتِيْۗ اَحْصَنَتْ فَرْجَہَا فَنَفَخْنَا فِيْہَا مِنْ رُّوْحِنَا وَ جَعَلْنٰہَا وَابْنَہَاۗ اٰيَۃً لِّـلْعٰلَمِيْنَ۝۹۱
Waallatee ahsanat farjaha fanafakhna feeha min roohina wajaAAalnaha waibnaha ayatan lilAAalameena

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Hani, bir de ırzını koruyan o kız vardı, onu da an; biz, ona ruhumuzdan üflemiştik ve onu ve oğlunu, alemlere bir delil yapmıştık.

91

اِنَّ ہٰذِہٖۗ اُمَّتُكُمْ اُمَّۃً وَّاحِدَۃً۝۰ۡۖ وَاَنَا رَبُّكُمْ فَاعْبُدُوْنِ۝۹۲
Inna hathihi ommatukum ommatan wahidatan waana rabbukum faoAAbudooni

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Hiç şüphe yok ki bir tek ümmetsiniz siz ve ben Rabbinizim, bana kulluk edin.

92