٢٧ - ٱلنَّمْل

27 - An-Naml (TR)

قَالَ سَنَنْظُرُ اَصَدَقْتَ اَمْ كُنْتَ مِنَ الْكٰذِبِيْنَ۝۲۷
Qala sananthuru asadaqta am kunta mina alkathibeena

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Süleyman, bakayım dedi, doğru mu söyledin, yoksa yalancılardan mısın?

27

اِذْہَبْ بِّكِتٰبِيْ ھٰذَا فَاَلْقِہْ اِلَيْہِمْ ثُمَّ تَوَلَّ عَنْہُمْ فَانْظُرْ مَاذَا يَرْجِعُوْنَ۝۲۸
Ithhab bikitabee hatha faalqih ilayhim thumma tawalla AAanhum faonthur matha yarjiAAoona

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Git, şu mektubumu götür, ver onlara, sonra biraz çekil onlardan, bak bakalım, ne cevap verecekler?

28

قَالَتْ يٰۗاَيُّہَا الْمَلَؤُا اِنِّىْۗ اُلْقِيَ اِلَيَّ كِتٰبٌ كَرِيْمٌ۝۲۹
Qalat ya ayyuha almalao innee olqiya ilayya kitabun kareemun

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Sebe hükümdarı, ey ulular dedi, bana pek güzel bir mektup geldi;

29

اِنَّہٗ مِنْ سُلَيْمٰنَ وَاِنَّہٗ بِسْمِ اللہِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيْمِ۝۳۰ۙ
Innahu min sulaymana wainnahu bismi Allahi alrrahmani alrraheemi

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

O, gerçekten de Süleyman'dan geliyor ve gerçekten de içinde şunlar yazılı: Rahman ve rahim Allah Adıyla.

30

اَلَّا تَعْلُوْا عَلَيَّ وَاْتُوْنِيْ مُسْلِـمِيْنَ۝۳۱ۧ
Alla taAAloo AAalayya watoonee muslimeena

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Bana karşı yücelik davasına girişmeyin ve teslim olarak gelin bana.

31

قَالَتْ يٰۗاَيُّہَا الْمَلَؤُا اَفْتُوْنِيْ فِيْۗ اَمْرِيْ۝۰ۚ مَا كُنْتُ قَاطِعَۃً اَمْرًا حَتّٰى تَشْہَدُوْنِ۝۳۲
Qalat ya ayyuha almalao aftoonee fee amree ma kuntu qatiAAatan amran hatta tashhadoona

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Ey ulular dedi, şu işi ne yapacağım, bana bir rey verin, sizi çağırmadan kesin bir karar vermedim.

32

قَالُوْا نَحْنُ اُولُوْا قُوَّۃٍ وَّاُولُوْا بَاْسٍ شَدِيْدٍ۝۰ۥۙ وَّالْاَمْرُ اِلَيْكِ فَانْظُرِيْ مَاذَا تَاْمُرِيْنَ۝۳۳
Qaloo nahnu oloo quwwatin waoloo basin shadeedin waalamru ilayki faonthuree matha tamureena

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Biz dediler; güçlükuvvetli ve şiddetli savaşır bir topluluğuz, fakat emir senin, ne yapacaksan sen düşün, yap.

33

قَالَتْ اِنَّ الْمُلُوْكَ اِذَا دَخَلُوْا قَرْيَۃً اَفْسَدُوْہَا وَجَعَلُوْۗا اَعِزَّۃَ اَہْلِہَاۗ اَذِلَّۃً۝۰ۚ وَكَذٰلِكَ يَفْعَلُوْنَ۝۳۴
Qalat inna almulooka itha dakhaloo qaryatan afsadooha wajaAAaloo aAAizzata ahliha athillatan wakathalika yafAAaloona

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Dedi ki: Padişahlar, bir şehre girdiler mi, o şehri harap ederler ve halkının yücelerini aşağılık bir hale getirirler ve bunlar da böyle yapacaklar.

34

وَاِنِّىْ مُرْسِلَۃٌ اِلَيْہِمْ بِہَدِيَّۃٍ فَنٰظِرَۃٌۢ بِمَ يَرْجِـــعُ الْمُرْسَلُوْنَ۝۳۵
Wainnee mursilatun ilayhim bihadiyyatin fanathiratun bima yarjiAAu almursaloona

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Onlara bir armağan göndereyim de bakalım elçiler, dönüp ne cevap getirecekler?

35

فَلَمَّا جَاۗءَ سُلَيْمٰنَ قَالَ اَتُمِدُّوْنَنِ بِمَالٍ۝۰ۡفَمَاۗ اٰتٰىـنِۦ اللہُ خَيْرٌ مِّمَّاۗ اٰتٰىكُمْ۝۰ۚ بَلْ اَنْتُمْ بِہَدِيَّتِكُمْ تَفْرَحُوْنَ۝۳۶
Falamma jaa sulaymana qala atumiddoonani bimalin fama ataniya Allahu khayrun mimma atakum bal antum bihadiyyatikum tafrahoona

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Elçiler, Süleyman'a gelince Süleyman, bana dedi, mal göndererek yardım mı ediyorsunuz? Allah'ın bana verdikleri, sizin getirdiklerinizden daha da hayırlı, fakat siz, armağanınızla sevinir, övünürsünüz.

36