٤٢ - ٱلشُّورىٰ

42 - Ash-Shura (TR)

وَمَا كَانَ لِبَشَرٍ اَنْ يُّكَلِّمَہُ اللہُ اِلَّا وَحْيًا اَوْ مِنْ وَّرَاۗئِ حِجَابٍ اَوْ يُرْسِلَ رَسُوْلًا فَيُوْحِيَ بِـاِذْنِہٖ مَا يَشَاۗءُ۝۰ۭ اِنَّہٗ عَلِيٌّ حَكِيْمٌ۝۵۱
Wama kana libasharin an yukallimahu Allahu illa wahyan aw min warai hijabin aw yursila rasoolan fayoohiya biithnihi ma yashao innahu AAaliyyun hakeemun

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Ve hiçbir insana söz söylemez Allah, ancak vahiyle, yahut perde ardından, yahut da bir elçi gönderir de, izniyle dilediğini vahyeder ona; şüphe yok ki o, pek yücedir, hüküm ve hikmet sahibidir.

51

وَكَذٰلِكَ اَوْحَيْنَاۗ اِلَيْكَ رُوْحًا مِّنْ اَمْرِنَا۝۰ۭ مَا كُنْتَ تَدْرِيْ مَا الْكِتٰبُ وَلَا الْاِيْمَانُ وَلٰكِنْ جَعَلْنٰہُ نُوْرًا نَّہْدِيْ بِہٖ مَنْ نَّشَاۗءُ مِنْ عِبَادِنَا۝۰ۭ وَاِنَّكَ لَـــتَہْدِيْۗ اِلٰى صِرَاطٍ مُّسْتَقِيْمٍ۝۵۲ۙ
Wakathalika awhayna ilayka roohan min amrina ma kunta tadree ma alkitabu wala aleemanu walakin jaAAalnahu nooran nahdee bihi man nashao min AAibadina wainnaka latahdee ila siratin mustaqeemin

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Ve işte biz, emrimizle sana böylece Ruh'u gönderdik de vahyettik; ne kitap nedir, bilirdin, ne de iman ve fakat onu, kullarımızdan dilediğimizi doğru yola sevk eden bir nur olarak yarattık ve şüphe yok ki sen de elbette doğru yola sevk edersin.

52

صِرَاطِ اللہِ الَّذِيْ لَہٗ مَا فِي السَّمٰوٰتِ وَمَا فِي الْاَرْضِ۝۰ۭ اَلَاۗ اِلَى اللہِ تَصِيْرُ الْاُمُوْرُ۝۵۳ۧ
Sirati Allahi allathee lahu ma fee alssamawati wama fee alardi ala ila Allahi taseeru alomooru

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

O yoluna Allah'ın ki onundur ne varsa göklerde ve ne varsa yeryüzünde; iyice bilin ki bütün işler, dönüp Allah tapısına varır.

53

٤٣ - ٱلْزُّخْرُف

43 - Az-Zukhruf (TR)

حٰـمۗ۝۱ۚۛ
Hameem

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Ha mim.

1

وَالْكِتٰبِ الْمُبِيْنِ۝۲ۙۛ
Waalkitabi almubeeni

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Andolsun her şeyi açıklayan kitaba.

2

اِنَّا جَعَلْنٰہُ قُرْءٰنًا عَرَبِيًّا لَّعَلَّكُمْ تَعْقِلُوْنَ۝۳ۚ
Inna jaAAalnahu quranan AAarabiyyan laAAallakum taAAqiloona

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Şüphe yok ki biz, akıl edesiniz, anlayasınız diye Kur'an'ı Arap diliyle meydana getirdik.

3

وَاِنَّہٗ فِيْۗ اُمِّ الْكِتٰبِ لَدَيْنَا لَعَلِيٌّ حَكِيْمٌ۝۴ۭ
Wainnahu fee ommi alkitabi ladayna laAAaliyyun hakeemun

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Ve şüphe yok ki o, bizim katımızda, kitabın aslındadır, temelindedir, elbette pek yücedir, hüküm ve hikmetle doludur.

4

اَفَنَضْرِبُ عَنْكُمُ الذِّكْرَ صَفْحًا اَنْ كُنْتُمْ قَوْمًا مُّسْرِفِيْنَ۝۵
Afanadribu AAankumu alththikra safhan an kuntum qawman musrifeena

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Haddi aşmış bir topluluk olduğunuzdan dolayı size Kur'an'ı bildirmekten vaz mı geçelim?

5

وَكَمْ اَرْسَلْنَا مِنْ نَّبِيٍّ فِي الْاَوَّلِيْنَ۝۶
Wakam arsalna min nabiyyin fee alawwaleena

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Önce gelenler içinde de nice peygamberler gönderdik.

6

وَمَا يَاْتِيْہِمْ مِّنْ نَّبِيٍّ اِلَّا كَانُوْا بِہٖ يَسْتَہْزِءُوْنَ۝۷
Wama yateehim min nabiyyin illa kanoo bihi yastahzioona

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Ve hiçbir peygamber gelmedi onlara ki onunla alay etmesinler.

7