٤٤ - ٱلدُّخَان

44 - Ad-Dukhan (TR)

وَلَقَدْ فَتَنَّا قَبْلَہُمْ قَوْمَ فِرْعَوْنَ وَ جَاۗءَہُمْ رَسُوْلٌ كَرِيْمٌ۝۱۷ۙ
Walaqad fatanna qablahum qawma firAAawna wajaahum rasoolun kareemun

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Ve andolsun ki onlardan önce Firavun'un kavmini de sınamıştık ve onlara güzel huylu bir peygamber gelmişti de.

17

اَنْ اَدُّوْۗا اِلَيَّ عِبَادَ اؘ۝۰ۭ اِنِّىْ لَكُمْ رَسُوْلٌ اَمِيْنٌ۝۱۸ۙ
An addoo ilayya AAibada Allahi innee lakum rasoolun ameenun

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Allah'ın kullarını demişti, bana teslim edin, şüphe yok ki ben, emin bir peygamberim size.

18

وَّاَنْ لَّا تَعْلُوْا عَلَي اؘ۝۰ۚ اِنِّىْۗ اٰتِيْكُمْ بِسُلْطٰنٍ مُّبِيْنٍ۝۱۹ۚ
Waan la taAAloo AAala Allahi innee ateekum bisultanin mubeenin

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Ve Allah'a karşı yücelik satmaya kalkışmayın; şüphe yok ki ben size, apaçık bir delil getirdim.

19

وَاِنِّىْ عُذْتُ بِرَبِّيْ وَرَبِّكُمْ اَنْ تَرْجُمُوْنِ۝۲۰ۡ
Wainnee AAuthtu birabbee warabbikum an tarjumooni

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Ve şüphe yok ki ben Rabbime ve Rabbinize sığınırım beni taşlayıp öldürmenizden.

20

وَاِنْ لَّمْ تُؤْمِنُوْا لِيْ فَاعْتَزِلُوْنِ۝۲۱
Wain lam tuminoo lee faiAAtazilooni

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Bana inanmıyorsanız bırakın tek başıma beni.

21

فَدَعَا رَبَّہٗۗ اَنَّ ہٰۗؤُلَاۗءِ قَوْمٌ مُّجْرِمُوْنَ۝۲۲
FadaAAa rabbahu anna haolai qawmun mujrimoona

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Derken Rabbine dua edip şüphe yok ki bunlar demişti, mücrim bir topluluk.

22

فَاَسْرِ بِعِبَادِيْ لَيْلًا اِنَّكُمْ مُّتَّبَعُوْنَ۝۲۳ۙ
Faasri biAAibadee laylan innakum muttabaAAoona

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Artık kullarımla geceleyin yola düş, şüphe yok ki ardınızdan geleceklerdir.

23

وَاتْرُكِ الْبَحْرَ رَہْوًا۝۰ۭ اِنَّہُمْ جُنْدٌ مُّغْرَقُوْنَ۝۲۴
Waotruki albahra rahwan innahum jundun mughraqoona

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Deniz açılmışken öylece bırak, şüphe yok, onlar bir ordudur ki boğulacak.

24

كَمْ تَرَكُوْا مِنْ جَنّٰتٍ وَّعُيُوْنٍ۝۲۵ۙ
Kam tarakoo min jannatin waAAuyoonin

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Nice bahçeler terkettiler ve nice akarsular.

25

وَّزُرُوْعٍ وَّمَقَامٍ كَرِيْمٍ۝۲۶ۙ
WazurooAAin wamaqamin kareemin

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Ve tarlalar ve güzelim meclisler.

26