٧ - ٱلْأَعْرَاف

7 - Al-A'raf (TR)

وَاَوْحَيْنَاۗ اِلٰى مُوْسٰۗي اَنْ اَلْقِ عَصَاكَ۝۰ۚ فَاِذَا ہِىَ تَلْقَفُ مَا يَاْفِكُوْنَ۝۱۱۷ۚ
Waawhayna ila moosa an alqi AAasaka faitha hiya talqafu ma yafikoona

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Musa'ya, at sopanı diye vahyettik. Atınca koca bir yılan şekline giren sopa, onların yalancıktan meydana çıkardıklarını yuttu, hepsini silip süpürdü.

117

فَوَقَعَ الْحَقُّ وَبَطَلَ مَا كَانُوْا يَعْمَلُوْنَ۝۱۱۸ۚ
FawaqaAAa alhaqqu wabatala ma kanoo yaAAmaloona

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Böylece de hak üstün oldu, yerine geldi ve yaptıkları şeyler, mahvolup gitti.

118

فَغُلِبُوْا ہُنَالِكَ وَانْقَلَبُوْا صٰغِرِيْنَ۝۱۱۹ۚ
Faghuliboo hunalika wainqalaboo saghireena

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Oracıkta yenildiler ve horhakıyr bir halde yaptıklarından feragat ettiler.

119

وَاُلْقِيَ السَّحَرَۃُ سٰجِدِيْنَ۝۱۲۰ۚۖ
Waolqiya alssaharatu sajideena

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Ve büyücüler, hep birden secdeye kapandılar da.

120

قَالُوْۗا اٰمَنَّا بِرَبِّ الْعٰلَمِيْنَ۝۱۲۱ۙ
Qaloo amanna birabbi alAAalameena

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

İnandık dediler, alemlerin Rabbine.

121

رَبِّ مُوْسٰي وَہٰرُوْنَ۝۱۲۲
Rabbi moosa waharoona

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Musa'nın ve Harun'un Rabbine.

122

قَالَ فِرْعَوْنُ اٰمَنْتُمْ بِہٖ قَبْلَ اَنْ اٰذَنَ لَكُمْ۝۰ۚ اِنَّ ہٰذَا لَمَكْرٌ مَّكَرْتُمُوْہُ فِي الْمَدِيْنَۃِ لِتُخْرِجُوْا مِنْہَاۗ اَہْلَہَا۝۰ۚ فَسَوْفَ تَعْلَمُوْنَ۝۱۲۳
Qala firAAawnu amantum bihi qabla an athana lakum inna hatha lamakrun makartumoohu fee almadeenati litukhrijoo minha ahlaha fasawfa taAAlamoona

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Firavun, ben size izin vermeden önce ona inanıyor musunuz dedi, bu, şüphe yok ki halkını oradan çıkarmak için şehirde kurup düzdüğünüz bir düzen; yakında ne yapacağımı öğrenirsiniz.

123

لَاُقَطِّعَنَّ اَيْدِيَكُمْ وَاَرْجُلَكُمْ مِّنْ خِلَافٍ ثُمَّ لَاُصَلِّبَنَّكُمْ اَجْمَعِيْنَ۝۱۲۴
LaoqatiAAanna aydiyakum waarjulakum min khilafin thumma laosallibannakum ajmaAAeena

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Ellerinizi, ayaklarınızı çaprazvari kestireceğim, sonra da hepinizi astıracağım.

124

قَالُوْۗا اِنَّاۗ اِلٰى رَبِّنَا مُنْقَلِبُوْنَ۝۱۲۵ۚ
Qaloo inna ila rabbina munqaliboona

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Şüphe yok ki dediler, biz dönüp Rabbimizin tapısına varacağız.

125

وَمَا تَنْقِمُ مِنَّاۗ اِلَّاۗ اَنْ اٰمَنَّا بِاٰيٰتِ رَبِّنَا لَمَّا جَاۗءَتْنَا۝۰ۭ رَبَّنَاۗ اَفْرِغْ عَلَيْنَا صَبْرًا وَتَوَفَّنَا مُسْلِـمِيْنَ۝۱۲۶ۧ
Wama tanqimu minna illa an amanna biayati rabbina lamma jaatna rabbana afrigh AAalayna sabran watawaffana muslimeena

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Sen bizden, ancak Rabbimizin delilleri gelince onlara inandık diye öc alacaksın. Rabbimiz, üstümüze yağdırırcasına sabır ver bize ve bizi Müslüman olarak öldür.

126