Ruku 144, Juz 9 (ٱلْرُكوع 144, جزء 9) (TR)

٧ - ٱلْأَعْرَاف

7 - Al-A'raf (TR)

وَالَّذِيْنَ كَذَّبُوْا بِاٰيٰتِنَا سَنَسْـتَدْرِجُہُمْ مِّنْ حَيْثُ لَا يَعْلَمُوْنَ۝۱۸۲ۚۖ
Waallatheena kaththaboo biayatina sanastadrijuhum min haythu la yaAAlamoona

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Delillerimizi yalanlayanlara gelince: Biz onları yavaşyavaş hiç anlamayacakları noktalardan helake yaklaştırırdururuz.

182

وَاُمْلِيْ لَہُمْ۝۰ۭۣ اِنَّ كَيْدِيْ مَتِيْنٌ۝۱۸۳
Waomlee lahum inna kaydee mateenun

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Ve ben onlara mühlet veririm, şüphe yok ki azabım pek şiddetlidir.

183

اَوَلَمْ يَتَفَكَّرُوْا۝۰۫ مَا بِصَاحِبِہِمْ مِّنْ جِنَّۃٍ۝۰ۭ اِنْ ہُوَاِلَّا نَذِيْرٌ مُّبِيْنٌ۝۱۸۴
Awalam yatafakkaroo ma bisahibihim min jinnatin in huwa illa natheerun mubeenun

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Düşünmezler mi ki kendileriyle konuşanda delilikten eser bile yok; o ancak apaçık korkulu bir haber veren.

184

اَوَلَمْ يَنْظُرُوْا فِيْ مَلَكُوْتِ السَّمٰوٰتِ وَالْاَرْضِ وَمَا خَلَقَ اللہُ مِنْ شَيْءٍ۝۰ۙ وَّاَنْ عَسٰۗي اَنْ يَّكُوْنَ قَدِ اقْتَرَبَ اَجَلُہُمْ۝۰ۚ فَبِاَيِّ حَدِيْثٍؚبَعْدَہٗ يُؤْمِنُوْنَ۝۱۸۵
Awalam yanthuroo fee malakooti alssamawati waalardi wama khalaqa Allahu min shayin waan AAasa an yakoona qadi iqtaraba ajaluhum fabiayyi hadeethin baAAdahu yuminoona

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Bakmazlar mı göklerdeki ve yeryüzündeki saltanat ve tedbire ve Allah'ın yarattığı şeylerden herhangi birine ve ölüm çağlarının gelip çatmakta olduğuna? Bu sözden sonra da hangi söze inanırlar artık?

185

مَنْ يُّضْلِلِ اللہُ فَلَا ہَادِيَ لَہٗ۝۰ۭ وَ يَذَرُہُمْ فِيْ طُغْيَانِہِمْ يَعْمَہُوْنَ۝۱۸۶
Man yudlili Allahu fala hadiya lahu wayatharuhum fee tughyanihim yaAAmahoona

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Allah kimi yoldan çıkarırsa artık yoktur onu doğru yola sevkedecek ve onları can gözleri kör olarak şaşkınlıklarında bırakır gider.

186

يَسْــــَٔـلُوْنَكَ عَنِ السَّاعَۃِ اَيَّانَ مُرْسٰىہَا۝۰ۭ قُلْ اِنَّمَا عِلْمُہَا عِنْدَ رَبِّيْ۝۰ۚ لَا يُجَلِّيْہَا لِوَقْتِہَاۗ اِلَّا ہُوَ۝۰ۭ ثَقُلَتْ فِي السَّمٰوٰتِ وَالْاَرْضِ۝۰ۭ لَا تَاْتِيْكُمْ اِلَّا بَغْتَۃً۝۰ۭ يَسْــــَٔـلُوْنَكَ كَاَنَّكَ حَفِيٌّ عَنْہَا۝۰ۭ قُلْ اِنَّمَا عِلْمُہَا عِنْدَ اللہِ وَلٰكِنَّ اَكْثَرَ النَّاسِ لَا يَعْلَمُوْنَ۝۱۸۷
Yasaloonaka AAani alssaAAati ayyana mursaha qul innama AAilmuha AAinda rabbee la yujalleeha liwaqtiha illa huwa thaqulat fee alssamawati waalardi la tateekum illa baghtatan yasaloonaka kaannaka hafiyyun AAanha qul innama AAilmuha AAinda Allahi walakinna akthara alnnasi la yaAAlamoona

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Senden kıyametin ne vakit kopacağını sorarlar. De ki: Onu ancak Rabbim bilir. Vakti geldi mi onu ancak o izhar eder; göklere de ağır basmıştır, yeryüzüne de ve size ancak ansızın gelip çatar. Biliyormuşsun da gizliyorsun gibi sana soruyorlar, de ki: Onu ancak Allah bilir, fakat insanların çoğu anlamaz bunu.

187

قُلْ لَّاۗ اَمْلِكُ لِنَفْسِيْ نَفْعًا وَّلَا ضَرًّا اِلَّا مَا شَاۗءَ اؙ۝۰ۭ وَلَوْ كُنْتُ اَعْلَمُ الْغَيْبَ لَاسْـتَكْثَرْتُ مِنَ الْخَيْرِ۝۰ۚۖۛ وَمَا مَسَّنِيَ السُّوْۗءُ۝۰ۚۛ اِنْ اَنَا اِلَّا نَذِيْرٌ وَّبَشِيْرٌ لِّقَوْمٍ يُّؤْمِنُوْنَ۝۱۸۸ۧ
Qul la amliku linafsee nafAAan wala darran illa ma shaa Allahu walaw kuntu aAAlamu alghayba laistakthartu mina alkhayri wama massaniya alssooo in ana illa natheerun wabasheerun liqawmin yuminoona

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

De ki: Allah'ın dilediğinden başka kendime ne bir fayda vermeye gücüm yeter, ne bir zarardan kaçınmaya. Gaibi bilseydim daha fazla hayır elde etmek isterdim ve bana bir kötülük gelmezdi. Fakat ben ancak inanan topluluğu korkutan ve müjdeleyen biriyim.

188