Ruku 191, Juz 12 (ٱلْرُكوع 191, جزء 12) (TR)

١١ - هُود

11 - Houd (TR)

وَلَقَدْ اَرْسَلْنَا مُوْسٰى بِاٰيٰتِنَا وَسُلْطٰنٍ مُّبِيْنٍ۝۹۶ۙ
Walaqad arsalna moosa biayatina wasultanin mubeenin

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Andolsun ki biz Musa'yı, delillerimizle ve apaçık bir burhanla göndermiştik

96

اِلٰي فِرْعَوْنَ وَمَلَا۟ىِٕہٖ فَاتَّبَعُوْۗا اَمْرَ فِرْعَوْنَ۝۰ۚ وَمَاۗ اَمْرُ فِرْعَوْنَ بِرَشِيْدٍ۝۹۷
Ila firAAawna wamalaihi faittabaAAoo amra firAAawna wama amru firAAawna birasheedin

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Firavun'a ve kavminden ileri gelenlere fakat gene de onlar Firavun'un buyruğuna uymuşlardı, halbuki Firavun'un buyruğu, hiç de doğruyu göstermiyor, hayra sevketmiyordu.

97

يَـقْدُمُ قَوْمَہٗ يَوْمَ الْقِيٰمَۃِ فَاَوْرَدَہُمُ النَّارَ۝۰ۭ وَبِئْسَ الْوِرْدُ الْمَوْرُوْدُ۝۹۸
Yaqdumu qawmahu yawma alqiyamati faawradahumu alnnara wabisa alwirdu almawroodu

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

O, kıyamet günü de kavminin önüne düşecektir ve artık onları ateşe götürmüş, gitmiştir ve vardıkları yer, ne de kötü yerdir.

98

وَاُتْبِعُوْا فِيْ ہٰذِہٖ لَعْنَۃً وَّيَوْمَ الْقِيٰمَۃِ۝۰ۭ بِئْسَ الرِّفْدُ الْمَرْفُوْدُ۝۹۹
WaotbiAAoo fee hathihi laAAnatan wayawma alqiyamati bisa alrrifdu almarfoodu

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Burada da lanete uğradılar, kıyamet gününde de. Şu bağışlanan bağış, ne de kötü bağıştır.

99

ذٰلِكَ مِنْ اَنْۢبَاۗءِ الْقُرٰي نَقُصُّہٗ عَلَيْكَ مِنْہَا قَاۗىِٕمٌ وَّحَصِيْدٌ۝۱۰۰
Thalika min anbai alqura naqussuhu AAalayka minha qaimun wahaseedun

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Bunlar, maceralarını sana hikaye ettiğimiz şehirlere ait haberler; o şehirlerden harabeleri hala duranlar var, biçilmiş ekin gibi yerle bir olanlar, eseri bile kalmayanlar var.

100

وَمَا ظَلَمْنٰہُمْ وَلٰكِنْ ظَلَمُوْۗا اَنْفُسَہُمْ فَمَاۗ اَغْنَتْ عَنْہُمْ اٰلِہَتُہُمُ الَّتِيْ يَدْعُوْنَ مِنْ دُوْنِ اللہِ مِنْ شَيْءٍ لَّمَّا جَاۗءَ اَمْرُ رَبِّكَ۝۰ۭ وَمَا زَادُوْہُمْ غَيْرَ تَتْبِيْبٍ۝۱۰۱
Wama thalamnahum walakin thalamoo anfusahum fama aghnat AAanhum alihatuhumu allatee yadAAoona min dooni Allahi min shayin lamma jaa amru rabbika wama zadoohum ghayra tatbeebin

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Biz zulmetmedik onlara, fakat onlar, kendi kendilerine zulmettiler; Rabbinin emri gelince, Allah'ı bırakıp da kulluk ettikleri tanrıları, onlara hiçbir fayda veremedi ve ziyanlarını arttırmaktan başka bir şey yapamadı.

101

وَكَذٰلِكَ اَخْذُ رَبِّكَ اِذَاۗ اَخَذَ الْقُرٰي وَہِىَ ظَالِمَۃٌ۝۰ۭ اِنَّ اَخْذَہٗۗ اَلِيْمٌ شَدِيْدٌ۝۱۰۲
Wakathalika akhthu rabbika itha akhatha alqura wahiya thalimatun inna akhthahu aleemun shadeedun

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

İşte Rabbin, zulmeden şehirleri böyle alıverir, aldığı, azabına uğrattığı zaman da şüphe yok ki onun kavrayışı pek elemlidir, pek çetindir.

102

اِنَّ فِيْ ذٰلِكَ لَاٰيَۃً لِّمَنْ خَافَ عَذَابَ الْاٰخِرَۃِ۝۰ۭ ذٰلِكَ يَوْمٌ مَّجْمُوْعٌ۝۰ۙ لَّہُ النَّاسُ وَذٰلِكَ يَوْمٌ مَّشْہُوْدٌ۝۱۰۳
Inna fee thalika laayatan liman khafa AAathaba alakhirati thalika yawmun majmooAAun lahu alnnasu wathalika yawmun mashhoodun

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Gerçekten de bunda, ahiret azabından korkanlara bir ibret var; o gün, bütün insanların bir araya toplanacağı bir gündür ve bütün insanların hazır olacağı bir gün.

103

وَمَا نُؤَخِّرُہٗۗ اِلَّا لِاَجَلٍ مَّعْدُوْدٍ۝۱۰۴ۭ
Wama nuakhkhiruhu illa liajalin maAAdoodin

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Ve biz o günün gelip çatmasını, ancak sayılı bir müddet için geciktiririz.

104

يَوْمَ يَاْتِ لَا تَكَلَّمُ نَفْسٌ اِلَّا بِـاِذْنِہٖ۝۰ۚ فَمِنْہُمْ شَقِيٌّ وَّسَعِيْدٌ۝۱۰۵
Yawma yati la takallamu nafsun illa biithnihi faminhum shaqiyyun wasaAAeedin

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

O gün geldi mi hiçbir kimse, Rabbinin izni olmaksızın konuşamaz; onların bir kısmı kutsuzdur, bir kısmı kutlu.

105