Ruku 213, Juz 13 (ٱلْرُكوع 213, جزء 13) (TR)

١٤ - إِبْرَاهِيم

14 - Ibraheem (TR)

وَقَالَ الَّذِيْنَ كَفَرُوْا لِرُسُلِہِمْ لَنُخْرِجَنَّكُمْ مِّنْ اَرْضِنَاۗ اَوْ لَتَعُوْدُنَّ فِيْ مِلَّتِنَا۝۰ۭ فَاَوْحٰۗى اِلَيْہِمْ رَبُّہُمْ لَنُہْلِكَنَّ الظّٰلِـمِيْنَ۝۱۳ۙ
Waqala allatheena kafaroo lirusulihim lanukhrijannakum min ardina aw lataAAoodunna fee millatina faawha ilayhim rabbuhum lanuhlikanna alththalimeena

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Kafir olanlar, peygamberlerine dediler ki: Ya sizi yurdumuzdan çıkarırız, yahut da bizim dinimize dönersiniz. Rableri, onlara vahyetti: Mutlaka zalimleri helak edeceğiz.

13

وَلَنُسْكِنَنَّكُمُ الْاَرْضَ مِنْۢ بَعْدِہِمْ۝۰ۭ ذٰلِكَ لِمَنْ خَافَ مَقَامِيْ وَخَافَ وَعِيْدِ۝۱۴
Walanuskinannakumu alarda min baAAdihim thalika liman khafa maqamee wakhafa waAAeedi

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Sonra da onlardan sonra sizi, yerlerine yerleştireceğiz. İşte bu, benim huzuruma gelmekten korkanlara ve azabımdan korkanlara ait bir şey.

14

وَاسْتَفْتَحُوْا وَخَابَ كُلُّ جَبَّارٍ عَنِيْدٍ۝۱۵ۙ
Waistaftahoo wakhaba kullu jabbarin AAaneedin

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Peygamberler, fetih ve yardım istediler ve her inatçı cebbar, mahrum olup gitti.

15

مِّنْ وَّرَاۗىِٕہٖ جَہَنَّمُ وَيُسْقٰى مِنْ مَّاۗءٍ صَدِيْدٍ۝۱۶ۙ
Min waraihi jahannamu wayusqa min main sadeedin

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Önünde de cehennem var, orada kanlı, irinli su içirilecek ona.

16

يَّتَجَرَّعُہٗ وَلَا يَكَادُ يُسِيْغُہٗ وَيَاْتِيْہِ الْمَوْتُ مِنْ كُلِّ مَكَانٍ وَّمَا ہُوَبِمَيِّتٍ۝۰ۭ وَمِنْ وَّرَاۗىِٕہٖ عَذَابٌ غَلِيْظٌ۝۱۷
YatajarraAAuhu wala yakadu yuseeghuhu wayateehi almawtu min kulli makanin wama huwa bimayyitin wamin waraihi AAathabun ghaleethun

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Yudumyudum içmeye çalışacak, fakat bir türlü boğazından geçmeyecek; her taraftan ölüm gelecek ona, fakat ölmeyecek de ve ilerde daha da ağır bir azap var.

17

مَثَلُ الَّذِيْنَ كَفَرُوْا بِرَبِّہِمْ اَعْمَالُہُمْ كَرَمَادِۨ اشْـتَدَّتْ بِہِ الرِّيْحُ فِيْ يَوْمٍ عَاصِفٍ۝۰ۭ لَا يَقْدِرُوْنَ مِمَّا كَسَبُوْا عَلٰي شَيْءٍ۝۰ۭ ذٰلِكَ ہُوَالضَّلٰلُ الْبَعِيْدُ۝۱۸
Mathalu allatheena kafaroo birabbihim aAAmaluhum karamadin ishtaddat bihi alrreehu fee yawmin AAasifin la yaqdiroona mimma kasaboo AAala shayin thalika huwa alddalalu albaAAeedu

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Rablerine kafir olanların örneği, bir küle benzer, kasırga estiği bir günde bu kül, yelle savrulur gider. Kazançlarından hiçbir şey elde edemezler, işte budur doğru yoldan çok uzak bir sapıklık.

18

اَلَمْ تَرَ اَنَّ اللہَ خَلَقَ السَّمٰوٰتِ وَالْاَرْضَ بِالْحَقِّ۝۰ۭ اِنْ يَّشَاْ يُذْہِبْكُمْ وَيَاْتِ بِخَلْقٍ جَدِيْدٍ۝۱۹ۙ
Alam tara anna Allaha khalaqa alssamawati waalarda bialhaqqi in yasha yuthhibkum wayati bikhalqin jadeedin

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Görmedin mi ki Allah, gökleri ve yeryüzünü hak ve gerçek olarak yarattı. Dilerse sizi helak eder ve yerinize yeni bir halk getirir.

19

وَّمَا ذٰلِكَ عَلَي اللہِ بِعَزِيْزٍ۝۲۰
Wama thalika AAala Allahi biAAazeezin

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Ve bu da Allah'a güç bir şey değildir.

20

وَبَرَزُوْا لِلہِ جَمِيْعًا فَقَالَ الضُّعَفٰۗؤُا لِلَّذِيْنَ اسْـتَكْبَرُوْۗا اِنَّا كُنَّا لَكُمْ تَبَعًا فَہَلْ اَنْتُمْ مُّغْنُوْنَ عَنَّا مِنْ عَذَابِ اللہِ مِنْ شَيْءٍ۝۰ۭ قَالُوْا لَوْ ہَدٰىنَا اللہُ لَہَدَيْنٰكُمْ۝۰ۭ سَوَاۗءٌ عَلَيْنَاۗ اَجَزِعْنَاۗ اَمْ صَبَرْنَا مَا لَنَا مِنْ مَّحِيْصٍ۝۲۱ۧ
Wabarazoo lillahi jameeAAan faqala aldduAAafao lillatheena istakbaroo inna kunna lakum tabaAAan fahal antum mughnoona AAanna min AAathabi Allahi min shayin qaloo law hadana Allahu lahadaynakum sawaon AAalayna ajaziAAna am sabarna ma lana min maheesin

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Hepsi de toplanıp Allah'ın tapısına çıkar; zayıflar, ululanan büyüklere şüphe yok ki derler, biz size uymuştuk, Allah'ın azabından bir kısmını olsun bizden defedebilir misiniz? Onlar da Allah bizi doğru yola sevketseydi biz de size doğru yolu gösterirdik derler, artık ağlayıp sızlasak da bir bizim için, sabredip katlansak da; sığınacak hiçbir yerimiz yok.

21