Ruku 219, Juz 14 (ٱلْرُكوع 219, جزء 14) (TR)

١٥ - ٱلْحِجْر

15 - Al-Hijr (TR)

وَلَقَدْ جَعَلْنَا فِي السَّمَاۗءِ بُرُوْجًا وَّزَيَّنّٰہَا لِلنّٰظِرِيْنَ۝۱۶ۙ
Walaqad jaAAalna fee alssamai buroojan wazayyannaha lilnnathireena

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Andolsun ki gökte burçlar halkettik ve göğü, seyredenlere bezedik.

16

وَحَفِظْنٰہَا مِنْ كُلِّ شَيْطٰنٍ رَّجِيْمٍ۝۱۷ۙ
Wahafithnaha min kulli shaytanin rajeemin

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Ve onu, bütün taşlanmış Şeytanlardan koruduk.

17

اِلَّا مَنِ اسْتَرَقَ السَّمْعَ فَاَتْبَعَہٗ شِہَابٌ مُّبِيْنٌ۝۱۸
Illa mani istaraqa alssamAAa faatbaAAahu shihabun mubeenun

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Ancak hırsızlama bir şey duymaya kalkışan olursa onun da ardından apaçık görünen bir ateş yalımıdır gönderdik.

18

وَالْاَرْضَ مَدَدْنٰہَا وَاَلْقَيْنَا فِيْہَا رَوَاسِيَ وَاَنْۢبَتْنَا فِيْہَا مِنْ كُلِّ شَيْءٍ مَّوْزُوْنٍ۝۱۹
Waalarda madadnaha waalqayna feeha rawasiya waanbatna feeha min kulli shayin mawzoonin

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Yeryüzünü, enine boyuna döşedik ve orada metin dağlar yarattık ve oradan, taktirimize göre, her şeyi bitirdik.

19

وَجَعَلْنَا لَكُمْ فِيْہَا مَعَايِشَ وَمَنْ لَّسْتُمْ لَہٗ بِرٰزِقِيْنَ۝۲۰
WajaAAalna lakum feeha maAAayisha waman lastum lahu biraziqeena

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Orada sizin için de, sizin rızıklandırmadığınız mahlukat için de geçim sebepleri halkettik.

20

وَاِنْ مِّنْ شَيْءٍ اِلَّا عِنْدَنَا خَزَاۗىِٕنُہٗ۝۰ۡوَمَا نُنَزِّلُہٗۗ اِلَّا بِقَدَرٍ مَّعْلُوْمٍ۝۲۱
Wain min shayin illa AAindana khazainuhu wama nunazziluhu illa biqadarin maAAloomin

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Hiçbir şey yoktur ki hazineleri, katımızda olmasın ve biz onu ancak malum bir miktarda indiririz.

21

وَاَرْسَلْنَا الرِّيٰحَ لَوَاقِحَ فَاَنْزَلْنَا مِنَ السَّمَاۗءِ مَاۗءً فَاَسْقَيْنٰكُمُوْہُ۝۰ۚ وَمَاۗ اَنْتُمْ لَہٗ بِخٰزِنِيْنَ۝۲۲
Waarsalna alrriyaha lawaqiha faanzalna mina alssamai maan faasqaynakumoohu wama antum lahu bikhazineena

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Yüklü rüzgarlar gönderdik de gökten yağmur yağdırdık, suya kandırdık sizi ve onu koruyup saklayan siz değilsiniz.

22

وَاِنَّا لَنَحْنُ نُـحْيٖ وَنُمِيْتُ وَنَحْنُ الْوٰرِثُوْنَ۝۲۳
Wainna lanahnu nuhyee wanumeetu wanahnu alwarithoona

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Ve şüphe yok ki ancak biz diriltiriz, biz öldürürüz ve biziz her şeye varis olan.

23

وَلَقَدْ عَلِمْنَا الْمُسْتَقْدِمِيْنَ مِنْكُمْ وَلَقَدْ عَلِمْنَا الْمُسْـتَاْخِرِيْنَ۝۲۴
Walaqad AAalimna almustaqdimeena minkum walaqad AAalimna almustakhireena

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Ve andolsun ki önce geçip gidenlerinizi de biliriz, sonraya kalanlarınızı da.

24

وَاِنَّ رَبَّكَ ہُوَيَحْشُرُہُمْ۝۰ۭ اِنَّہٗ حَكِيْمٌ عَلِيْمٌ۝۲۵ۧ
Wainna rabbaka huwa yahshuruhum innahu hakeemun AAaleemun

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Ve şüphe yok ki Rabbin, hepsini de haşreder; şüphe yok ki o, hüküm ve hikmet sahibidir ve her şeyi bilir.

25