Ruku 230, Juz 14 (ٱلْرُكوع 230, جزء 14) (TR)

١٦ - ٱلنَّحْل

16 - An-Nahl (TR)

وَقَالَ اللہُ لَا تَتَّخِذُوْۗا اِلٰـہَيْنِ اثْـنَيْنِ۝۰ۚ اِنَّمَا ہُوَاِلٰہٌ وَّاحِدٌ۝۰ۚ فَاِيَّايَ فَارْہَبُوْنِ۝۵۱
Waqala Allahu la tattakhithoo ilahayni ithnayni innama huwa ilahun wahidun faiyyaya fairhabooni

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Allah, iki mabut tanımayın dedi, o, ancak bir mabuttur ve artık benden korkun.

51

وَلَہٗ مَا فِي السَّمٰوٰتِ وَ الْاَرْضِ وَلَہُ الدِّيْنُ وَاصِبًا۝۰ۭ اَفَغَيْرَ اللہِ تَتَّقُوْنَ۝۵۲
Walahu ma fee alssamawati waalardi walahu alddeenu wasiban afaghayra Allahi tattaqoona

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Onundur ne varsa göklerde ve ne varsa yeryüzünde, ibadet ve itaat de daima onadır, hala mı Allah'tan başka birinden çekinmede, korkmadasınız?

52

وَمَا بِكُمْ مِّنْ نِّعْمَۃٍ فَمِنَ اللہِ ثُمَّ اِذَا مَسَّكُمُ الضُّرُّ فَاِلَيْہِ تَجْــــَٔــرُوْنَ۝۵۳ۚ
Wama bikum min niAAmatin famina Allahi thumma itha massakumu alddurru failayhi tajaroona

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Size bir nimet gelse o, mutlaka Allah'tandır, sonra bir zarara uğrasanız gene ona yalvarırsınız.

53

ثُمَّ اِذَا كَشَفَ الضُّرَّ عَنْكُمْ اِذَا فَرِيْقٌ مِّنْكُمْ بِرَبِّہِمْ يُشْرِكُوْنَ۝۵۴ۙ
Thumma itha kashafa alddurra AAankum itha fareequn minkum birabbihim yushrikoona

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Sonra da sizden o zararı defetti mi o vakit içinizden bir kısmı, Rablerine şirk koşar.

54

لِيَكْفُرُوْا بِمَاۗ اٰتَيْنٰہُمْ۝۰ۭ فَتَمَتَّعُوْا۝۰ۣ فَسَوْفَ تَعْلَمُوْنَ۝۵۵
Liyakfuroo bima ataynahum fatamattaAAoo fasawfa taAAlamoona

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Kendilerine verdiğimiz nimetlere nankörlük etmek için. Geçine durun, yakında bilir, anlarsınız.

55

وَيَجْعَلُوْنَ لِمَا لَا يَعْلَمُوْنَ نَصِيْبًا مِّمَّا رَزَقْنٰہُمْ۝۰ۭ تَاللہِ لَتُسْـــَٔـلُنَّ عَمَّا كُنْتُمْ تَفْتَرُوْنَ۝۵۶
WayajAAaloona lima la yaAAlamoona naseeban mimma razaqnahum taAllahi latusalunna AAamma kuntum taftaroona

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Kendilerini rızıklandırdığımız şeylerden, mahiyetlerini bilmedikleri putlara bir hisse ayırırlar; andolsun Allah'a ki iftira ettikleri şeyler yüzünden sorguya çekilecek onlar.

56

وَيَجْعَلُوْنَ لِلہِ الْبَنٰتِ سُبْحٰنَہٗ۝۰ۙ وَلَہُمْ مَّا يَشْتَہُوْنَ۝۵۷
WayajAAaloona lillahi albanati subhanahu walahum ma yashtahoona

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Haşa, münezzehtir o, kızları olduğunu söylerler Allah'ın, hoşlarına gidenlerse kendilerinindir onlarca.

57

وَاِذَا بُشِّرَ اَحَدُہُمْ بِالْاُنْثٰى ظَلَّ وَجْہُہٗ مُسْوَدًّا وَہُوَكَظِيْمٌ۝۵۸ۚ
Waitha bushshira ahaduhum bialontha thalla wajhuhu muswaddan wahuwa katheemun

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Onların birine kızı olduğu müjdelenirse pek ziyade kızar da yüzü simsiyah olur.

58

يَتَوَارٰى مِنَ الْقَوْمِ مِنْ سُوْۗءِ مَا بُشِّرَ بِہٖ۝۰ۭ اَيُمْسِكُہٗ عَلٰي ہُوْنٍ اَمْ يَدُسُّہٗ فِي التُّرَابِ۝۰ۭ اَلَا سَاۗءَ مَا يَحْكُمُوْنَ۝۵۹
Yatawara mina alqawmi min sooi ma bushshira bihi ayumsikuhu AAala hoonin am yadussuhu fee altturabi ala saa ma yahkumoona

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Müjdelendiği kötü şey yüzünden, kavminden gizlenir; onu horlukla yaşatacak mı, yoksa toprağa mı gömecek, buna dalar. Bilin ki hükmettikleri şey, ne de kötüdür.

59

لِلَّذِيْنَ لَا يُؤْمِنُوْنَ بِالْاٰخِرَۃِ مَثَلُ السَّوْءِ۝۰ۚ وَلِلہِ الْمَثَلُ الْاَعْلٰى۝۰ۭ وَہُوَالْعَزِيْزُ الْحَكِيْمُ۝۶۰ۧ
Lillatheena la yuminoona bialakhirati mathalu alssawi walillahi almathalu alaAAla wahuwa alAAazeezu alhakeemu

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Âhirete inanmayanlar, kötü sıfatlara sahiptir, en yüce sıfatsa Allah'ındır ve o üstündür, hüküm ve hikmet sahibidir.

60