Ruku 272, Juz 16 (ٱلْرُكوع 272, جزء 16) (TR)

٢٠ - طه

20 - Ta-Ha (TR)

مِنْہَا خَلَقْنٰكُمْ وَفِيْہَا نُعِيْدُكُمْ وَمِنْہَا نُخْرِجُكُمْ تَارَۃً اُخْرٰى۝۵۵
Minha khalaqnakum wafeeha nuAAeedukum waminha nukhrijukum taratan okhra

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Oradan yarattık sizi, gene oraya iade edeceğiz ve oradan çıkaracağız sizi bir kere daha.

55

وَلَقَدْ اَرَيْنٰہُ اٰيٰتِنَا كُلَّہَا فَكَذَّبَ وَاَبٰى۝۵۶
Walaqad araynahu ayatina kullaha fakaththaba waaba

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Andolsun ki ona bütün delillerimizi gösterdik, yalanladı, çekindi.

56

قَالَ اَجِئْتَنَا لِتُخْرِجَنَا مِنْ اَرْضِنَا بِسِحْرِكَ يٰمُوْسٰى۝۵۷
Qala ajitana litukhrijana min ardina bisihrika ya moosa

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Bizi dedi, büyünle yerimizden, yurdumuzdan çıkarmaya mı geldin ey Musa?

57

فَلَنَاْتِيَنَّكَ بِسِحْرٍ مِّثْلِہٖ فَاجْعَلْ بَيْنَنَا وَبَيْنَكَ مَوْعِدًا لَّا نُخْلِفُہٗ نَحْنُ وَلَاۗ اَنْتَ مَكَانًا سُوًى۝۵۸
Falanatiyannaka bisihrin mithlihi faijAAal baynana wabaynaka mawAAidan la nukhlifuhu nahnu wala anta makanan suwan

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

O halde biz de onun gibi bir büyü yaparak karşı geleceğiz sana, aramızda bir buluşma yeri ve vakti tayin et de sen ve biz, vaadimizden caymayalım, buluşalım orada, hem de ikimize de müsavi mesafede, münasip bir yer olsun orası.

58

قَالَ مَوْعِدُكُمْ يَوْمُ الزِّيْنَۃِ وَاَنْ يُّحْشَرَ النَّاسُ ضُحًي۝۵۹
Qala mawAAidukum yawmu alzzeenati waan yuhshara alnnasu duhan

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Musa dedi ki: Herkesin süslenip bayram ettiği ziynet gününü buluşma zamanı olarak tayin ediyorum size, halkın toplandığı kuşluk çağında buluşalım.

59

فَتَوَلّٰى فِرْعَوْنُ فَـجَمَعَ كَيْدَہٗ ثُمَّ اَتٰى۝۶۰
Fatawalla firAAawnu fajamaAAa kaydahu thumma ata

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Derken Firavun dönüp gitti, sonra bütün hilesini derleyip geldi.

60

قَالَ لَہُمْ مُّوْسٰى وَيْلَكُمْ لَا تَفْتَرُوْا عَلَي اللہِ كَذِبًا فَيُسْحِتَكُمْ بِعَذَابٍ۝۰ۚ وَقَدْ خَابَ مَنِ افْتَرٰى۝۶۱
Qala lahum moosa waylakum la taftaroo AAala Allahi kathiban fayushitakum biAAathabin waqad khaba mani iftara

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Musa, onlara, yazıklar olsun size dedi, Allah'a yalan yere iftirada bulunmayın, sonra size azap eder de kökünüzü kurutur ve muhakkak kim iftira ederse ziyan eder.

61

فَتَنَازَعُوْۗا اَمْرَہُمْ بَيْنَہُمْ وَاَسَرُّوا النَّجْوٰى۝۶۲
FatanazaAAoo amrahum baynahum waasarroo alnnajwa

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Sonra bu iş hakkında aralarında çekişeçekişe görüşüp gizlice danıştılar.

62

قَالُوْۗا اِنْ ھٰذٰىنِ لَسٰحِرٰنِ يُرِيْدٰنِ اَنْ يُّخْرِجٰكُمْ مِّنْ اَرْضِكُمْ بِسِحْرِہِمَا وَيَذْہَبَا بِطَرِيْقَتِكُمُ الْمُثْلٰى۝۶۳
Qaloo in hathani lasahirani yureedani an yukhrijakum min ardikum bisihrihima wayathhaba bitareeqatikumu almuthla

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Bu iki büyücü dediler, büyüleriyle sizi yerinizden, yurdunuzdan çıkarmak istiyor, sizi yüce yolunuzdan çevirmek diliyor.

63

فَاَجْمِعُوْا كَيْدَكُمْ ثُمَّ ائْتُوْا صَفًّا۝۰ۚ وَقَدْ اَفْلَحَ الْيَوْمَ مَنِ اسْتَعْلٰى۝۶۴
FaajmiAAoo kaydakum thumma itoo saffan waqad aflaha alyawma mani istaAAla

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Hilelerinizi, düzenlerinizi bir araya getirin, sonra safsaf olun da gelin ve muhakkak olan şu ki: Bugün üstün olan, muradına ermiştir.

64