Ruku 300, Juz 18 (ٱلْرُكوع 300, جزء 18) (TR)

٢٣ - ٱلْمُؤْمِنُون

23 - Al-Mu'minoon (TR)

قُلْ رَّبِّ اِمَّا تُرِيَــنِّيْ مَا يُوْعَدُوْنَ۝۹۳ۙ
Qul rabbi imma turiyannee ma yooAAadoona

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

De ki: Rabbim, onlara vaadedileni bana göstereceksen.

93

رَبِّ فَلَا تَجْعَلْنِيْ فِي الْقَوْمِ الظّٰلِــمِيْنَ۝۹۴
Rabbi fala tajAAalnee fee alqawmi alththalimeena

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Rabbim, beni zalim topluluğun içinde bırakma.

94

وَاِنَّا عَلٰۗي اَنْ نُّرِيَكَ مَا نَعِدُہُمْ لَقٰدِرُوْنَ۝۹۵
Wainna AAala an nuriyaka ma naAAiduhum laqadiroona

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Ve şüphe yok ki bizim, onlara vaadettiğimiz şeyleri sana göstermeye gücümüz yeter elbette.

95

اِدْفَعْ بِالَّتِيْ ہِىَ اَحْسَنُ السَّيِّئَۃَ۝۰ۭ نَحْنُ اَعْلَمُ بِمَا يَصِفُوْنَ۝۹۶
IdfaAA biallatee hiya ahsanu alssayyiata nahnu aAAlamu bima yasifoona

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Kötülüğü, en güzel bir huyla defet, biz, onların neler dediğini, bizi ne çeşit tavsif ettiklerini daha iyi biliriz.

96

وَقُلْ رَّبِّ اَعُوْذُ بِكَ مِنْ ہَمَزٰتِ الشَّيٰطِيْنِ۝۹۷ۙ
Waqul rabbi aAAoothu bika min hamazati alshshayateeni

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Ve de ki: Rabbim, sana sığınırım Şeytanların vesveselerinden.

97

وَاَعُوْذُ بِكَ رَبِّ اَنْ يَّحْضُرُوْنِ۝۹۸
WaaAAoothu bika rabbi an yahdurooni

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Ve sana sığınırım Rabbim, onların yanımda bulunmalarından.

98

حَتّٰۗي اِذَا جَاۗءَ اَحَدَہُمُ الْمَوْتُ قَالَ رَبِّ ارْجِعُوْنِ۝۹۹ۙ
Hatta itha jaa ahadahumu almawtu qala rabbi irjiAAooni

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Sonunda, onlardan birine ölüm gelip çattı mı Rabbim der, beni geriye, tekrar dünyaya yolla da.

99

لَعَلِّيْۗ اَعْمَلُ صَالِحًا فِيْمَا تَرَكْتُ كَلَّا۝۰ۭ اِنَّہَا كَلِمَۃٌ ہُوَ قَاۗىِٕلُہَا۝۰ۭ وَمِنْ وَّرَاۗىِٕہِمْ بَرْزَخٌ اِلٰى يَوْمِ يُبْعَثُوْنَ۝۱۰۰
LaAAallee aAAmalu salihan feema taraktu kalla innaha kalimatun huwa qailuha wamin waraihim barzakhun ila yawmi yubAAathoona

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Belki iyi işler işlerim ve zayi ettiğim ömrü telafi ederim. Hayır, boş bir söz, onun söylediği söz. Onların önlerinde, diriltilip mezarlarından çıkarılacakları günedek bir berzah var.

100

فَاِذَا نُفِخَ فِي الصُّوْرِ فَلَاۗ اَنْسَابَ بَيْنَہُمْ يَوْمَىِٕذٍ وَّلَا يَتَسَاۗءَلُوْنَ۝۱۰۱
Faitha nufikha fee alssoori fala ansaba baynahum yawmaithin wala yatasaaloona

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Sura üfürülünce aralarında ne soysop var, ne de birbirlerinin halini soruştuRabilirler o gün.

101

فَمَنْ ثَقُلَتْ مَوَازِيْنُہٗ فَاُولٰۗىِٕكَ ہُمُ الْمُفْلِحُوْنَ۝۱۰۲
Faman thaqulat mawazeenuhu faolaika humu almuflihoona

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Kimin iyilikleri ağır gelirse o çeşit kişilerdir kurtulanlar, muratlarına erenler.

102