Ruku 332, Juz 20 (ٱلْرُكوع 332, جزء 20) (TR)

٢٧ - ٱلنَّمْل

27 - An-Naml (TR)

وَقَالَ الَّذِيْنَ كَفَرُوْۗا ءَ اِذَا كُنَّا تُرٰبًا وَّاٰبَاۗؤُنَاۗ اَىِٕنَّا لَمُخْرَجُوْنَ۝۶۷
Waqala allatheena kafaroo aitha kunna turaban waabaona ainna lamukhrajoona

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Ve kafir olanlar, derler ki: Biz ve atalarımız, toprak olduktan sonra mı mezarlarımızdan çıkarılacağız?

67

لَقَدْ وُعِدْنَا ہٰذَا نَحْنُ وَاٰبَاۗؤُنَا مِنْ قَبْلُ۝۰ۙ اِنْ ہٰذَاۗ اِلَّاۗ اَسَاطِيْرُ الْاَوَّلِيْنَ۝۶۸
Laqad wuAAidna hatha nahnu waabaona min qablu in hatha illa asateeru alawwaleena

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Andolsun ki bu, bize de vaadedilmiştir, daha önce atalarımıza da vaadedilmişti; fakat bu, gelip geçenlere ait bir masal ancak.

68

قُلْ سِيْرُوْا فِي الْاَرْضِ فَانْظُرُوْا كَيْفَ كَانَ عَاقِبَۃُ الْمُجْرِمِيْنَ۝۶۹
Qul seeroo fee alardi faonthuroo kayfa kana AAaqibatu almujrimeena

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

De ki: Gezin yeryüzünde de bakın, görün, ne olmuş mücrimlerin sonu.

69

وَلَا تَحْزَنْ عَلَيْہِمْ وَلَا تَكُنْ فِيْ ضَيْقٍ مِّمَّا يَمْكُرُوْنَ۝۷۰
Wala tahzan AAalayhim wala takun fee dayqin mimma yamkuroona

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Ve üzülme onlar için ve daralma kurdukları düzenlerden.

70

وَيَقُوْلُوْنَ مَتٰى ہٰذَا الْوَعْدُ اِنْ كُنْتُمْ صٰدِقِيْنَ۝۷۱
Wayaqooloona mata hatha alwaAAdu in kuntum sadiqeena

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Ve derler ki: Bu vait, ne vakit yerine gelecek doğru söylüyorsanız.

71

قُلْ عَسٰۗى اَنْ يَّكُوْنَ رَدِفَ لَكُمْ بَعْضُ الَّذِيْ تَسْتَعْجِلُوْنَ۝۷۲
Qul AAasa an yakoona radifa lakum baAAdu allathee tastaAAjiloona

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

De ki: Çarçabuk gelip çatmasını dilediğiniz o azabın birazcığı neredeyse gelmek üzere size.

72

وَاِنَّ رَبَّكَ لَذُوْ فَضْلٍ عَلَي النَّاسِ وَلٰكِنَّ اَكْثَرَہُمْ لَا يَشْكُرُوْنَ۝۷۳
Wainna rabbaka lathoo fadlin AAala alnnasi walakinna aktharahum la yashkuroona

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Ve şüphe yok ki Rabbin, insanlara lütuf ve ihsan sahibidir, fakat çoğu şükretmez.

73

وَاِنَّ رَبَّكَ لَيَعْلَمُ مَا تُكِنُّ صُدُوْرُہُمْ وَمَا يُعْلِنُوْنَ۝۷۴
Wainna rabbaka layaAAlamu ma tukinnu sudooruhum wama yuAAlinoona

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Ve şüphe yok ki Rabbin, gönüllerinde gizlediklerini de bilir elbette, açığa vurduklarını da.

74

وَمَا مِنْ غَاۗىِٕبَۃٍ فِي السَّمَاۗءِ وَالْاَرْضِ اِلَّا فِيْ كِتٰبٍ مُّبِيْنٍ۝۷۵
Wama min ghaibatin fee alssamai waalardi illa fee kitabin mubeenin

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Gökte ve yeryüzünde hiçbir gizli şey yoktur ki apaçık kitapta tespit edilmemiş olsun.

75

اِنَّ ہٰذَا الْقُرْاٰنَ يَقُصُّ عَلٰي بَنِيْۗ اِسْرَاۗءِيْلَ اَكْثَرَ الَّذِيْ ہُمْ فِيْہِ يَخْتَلِفُوْنَ۝۷۶
Inna hatha alqurana yaqussu AAala banee israeela akthara allathee hum feehi yakhtalifoona

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Şüphe yok ki bu Kur'an, İsrailoğullarına, ihtilafa düştükleri birçok şeyleri anlatmadadır.

76