Ruku 340, Juz 20 (ٱلْرُكوع 340, جزء 20) (TR)

٢٨ - ٱلْقَصَص

28 - Al-Qasas (TR)

اَفَمَنْ وَّعَدْنٰہُ وَعْدًا حَسَـنًا فَہُوَ لَاقِيْہِ كَمَنْ مَّتَّعْنٰہُ مَتَاعَ الْحَيٰوۃِ الدُّنْيَا ثُمَّ ہُوَ يَوْمَ الْقِيٰمَۃِ مِنَ الْمُحْضَرِيْنَ۝۶۱
Afaman waAAadnahu waAAdan hasanan fahuwa laqeehi kaman mattaAAnahu mataAAa alhayati alddunya thumma huwa yawma alqiyamati mina almuhdareena

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Kendisine güzelim bir vaitte bulunduğumuz ve vaadettiğimize kavuşmuş olan, dünya yaşayışında nimetlendirdiğimiz, sonra da kıyamet gününde tapımıza getirdiğimiz kimseye mi benzer?

61

وَيَوْمَ يُنَادِيْہِمْ فَيَقُوْلُ اَيْنَ شُرَكَاۗءِيَ الَّذِيْنَ كُنْتُمْ تَزْعُمُوْنَ۝۶۲
Wayawma yunadeehim fayaqoolu ayna shurakaiya allatheena kuntum tazAAumoona

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

O gün, onlara nida eder de nerede der, bana eş, ortak sandığınız şeyler?

62

قَالَ الَّذِيْنَ حَقَّ عَلَيْہِمُ الْقَوْلُ رَبَّنَا ہٰۗؤُلَاۗءِ الَّذِيْنَ اَغْوَيْنَا۝۰ۚ اَغْوَيْنٰہُمْ كَـمَا غَوَيْنَا۝۰ۚ تَبَرَّاْنَاۗ اِلَيْكَ۝۰ۡمَا كَانُوْۗا اِيَّانَا يَعْبُدُوْنَ۝۶۳
Qala allatheena haqqa AAalayhimu alqawlu rabbana haolai allatheena aghwayna aghwaynahum kama ghawayna tabarrana ilayka ma kanoo iyyana yaAAbudoona

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Azap edeceğimize dair söylediğimiz sözü hakedenler, Rabbimiz derler, işte şunlar, azdırdığımız kişiler, biz nasıl azmışsak onları da öyle azdırdık. Onlardan uzaklaştık, tapına geldik; onlar, bize tapmıyorlardı zaten.

63

وَقِيْلَ ادْعُوْا شُرَكَاۗءَكُمْ فَدَعَوْہُمْ فَلَمْ يَسْتَجِيْبُوْا لَہُمْ وَرَاَوُا الْعَذَابَ۝۰ۚ لَوْ اَنَّہُمْ كَانُوْا يَہْتَدُوْنَ۝۶۴
Waqeela odAAoo shurakaakum fadaAAawhum falam yastajeeboo lahum waraawoo alAAathaba law annahum kanoo yahtadoona

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Ve çağırın şirk koştuğunuz şeyleri denir, onlar da çağırırlar, fakat icabet etmezler onlara ve azabı görürler; ne olurdu doğru yolu bulsalardı.

64

وَيَوْمَ يُنَادِيْہِمْ فَيَقُوْلُ مَاذَاۗ اَجَبْتُمُ الْمُرْسَلِيْنَ۝۶۵
Wayawma yunadeehim fayaqoolu matha ajabtumu almursaleena

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Ve o gün onlara nida eder de ne cevap verdiniz der, gönderilen peygamberlere?

65

فَعَمِيَتْ عَلَيْہِمُ الْاَنْۢبَاۗءُ يَوْمَىِٕذٍ فَہُمْ لَا يَتَسَاۗءَلُوْنَ۝۶۶
FaAAamiyat AAalayhimu alanbao yawmaithin fahum la yatasaaloona

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

O gün bütün bahaneler kör olur onlarca ve hiçbir şey söyleyemezler.

66

فَاَمَّا مَنْ تَابَ وَاٰمَنَ وَعَمِلَ صَالِحًا فَعَسٰۗي اَنْ يَّكُوْنَ مِنَ الْمُفْلِحِيْنَ۝۶۷
Faamma man taba waamana waAAamila salihan faAAasa an yakoona mina almufliheena

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Fakat tövbe eden ve inanan ve iyi işlerde bulunan, umulur ki kurtulanlardan olur, muradına erer.

67

وَرَبُّكَ يَخْلُقُ مَا يَشَاۗءُ وَيَخْتَارُ۝۰ۭ مَا كَانَ لَہُمُ الْخِيَرَۃُ۝۰ۭ سُبْحٰنَ اللہِ وَتَعٰلٰى عَمَّا يُشْرِكُوْنَ۝۶۸
Warabbuka yakhluqu ma yashao wayakhtaru ma kana lahumu alkhiyaratu subhana Allahi wataAAala AAamma yushrikoona

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Ve Rabbin, dilediğini yaratır ve seçer; seçmek, onlara ait bir hak değildir; münezzehtir Allah ve yücedir şirk koştukları şeylerden.

68

وَرَبُّكَ يَعْلَمُ مَا تُكِنُّ صُدُوْرُہُمْ وَمَا يُعْلِنُوْنَ۝۶۹
Warabbuka yaAAlamu ma tukinnu sudooruhum wama yuAAlinoona

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Ve Rabbin bilir, gönüllerinde ne saklıyorlarsa ve neyi açıklıyorlarsa.

69

وَہُوَاللہُ لَاۗ اِلٰہَ اِلَّا ہُوَ۝۰ۭ لَہُ الْحَمْدُ فِي الْاُوْلٰى وَالْاٰخِرَۃِ۝۰ۡوَلَہُ الْحُكْمُ وَاِلَيْہِ تُرْجَعُوْنَ۝۷۰
Wahuwa Allahu la ilaha illa huwa lahu alhamdu fee aloola waalakhirati walahu alhukmu wailayhi turjaAAoona

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Ve o, bir Allah'tır ki yoktur ondan başka tapacak, onadır hamd önde de, sonda da ve onundur hüküm ve dönüp onun tapısına varacaksınız.

70