Ruku 347, Juz 21 (ٱلْرُكوع 347, جزء 21) (TR)

٢٩ - ٱلْعَنْكَبُوت

29 - Al-Ankabut (TR)

قُلْ كَفٰي بِاللہِ بَيْنِيْ وَبَيْنَكُمْ شَہِيْدًا۝۰ۚ يَعْلَمُ مَا فِي السَّمٰوٰتِ وَالْاَرْضِ۝۰ۭ وَالَّذِيْنَ اٰمَنُوْا بِالْبَاطِلِ وَكَفَرُوْا بِاؘ۝۰ۙ اُولٰۗىِٕكَ ہُمُ الْخٰسِرُوْنَ۝۵۲
Qul kafa biAllahi baynee wabaynakum shaheedan yaAAlamu ma fee alssamawati waalardi waallatheena amanoo bialbatili wakafaroo biAllahi olaika humu alkhasiroona

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

De ki: Aramda ve aranızda tanık olarak Allah yeter; bilir ne varsa göklerde ve yeryüzünde ve batıla inanıp Allah'a kafir olanlara gelince: Onlardır ziyan edenlerin ta kendileri.

52

وَيَسْتَعْجِلُوْنَكَ بِالْعَذَابِ۝۰ۭ وَلَوْلَاۗ اَجَلٌ مُّسَمًّى لَّجَاۗءَہُمُ الْعَذَابُ۝۰ۭ وَلَيَاْتِيَنَّہُمْ بَغْتَۃً وَّہُمْ لَا يَشْعُرُوْنَ۝۵۳
WayastaAAjiloonaka bialAAathabi walawla ajalun musamman lajaahumu alAAathabu walayatiyannahum baghtatan wahum la yashAAuroona

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Ve senden, azabın çarçabuk gelmesini isterler ve muayyen bir zamanı olmasaydı azap, gelip çatardı onlara ve azap, onlara apansız gelecek ve onların haberleri bile olmayacak.

53

يَسْتَعْجِلُوْنَكَ بِالْعَذَابِ۝۰ۭ وَاِنَّ جَہَنَّمَ لَمُحِيْطَۃٌۢ بِالْكٰفِرِيْنَ۝۵۴ۙ
YastaAAjiloonaka bialAAathabi wainna jahannama lamuheetatun bialkafireena

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Senden, azabın, çabucak gelmesini isterler ve şüphe yok cehennem elbette kafirleri kuşatmıştır zaten.

54

يَوْمَ يَغْشٰـىہُمُ الْعَذَابُ مِنْ فَوْقِہِمْ وَمِنْ تَحْتِ اَرْجُلِہِمْ وَيَقُوْلُ ذُوْقُوْا مَا كُنْتُمْ تَعْمَلُوْنَ۝۵۵
Yawma yaghshahumu alAAathabu min fawqihim wamin tahti arjulihim wayaqoolu thooqoo ma kuntum taAAmaloona

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

O gün azap, üstlerinden, ayaklarının altından saracak onları ve tadın diyecek, yaptıklarınızın cezasını.

55

يٰعِبَادِيَ الَّذِيْنَ اٰمَنُوْۗا اِنَّ اَرْضِيْ وَاسِعَۃٌ فَاِيَّايَ فَاعْبُدُوْنِ۝۵۶
Ya AAibadiya allatheena amanoo inna ardee wasiAAatun faiyyaya faoAAbudooni

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Ey inanan kullarım, şüphe yok ki benim yeryüzüm geniştir, artık siz de yalnız bana kulluk edin.

56

كُلُّ نَفْسٍ ذَاۗىِٕقَۃُ الْمَوْتِ۝۰ۣ ثُمَّ اِلَيْنَا تُرْجَعُوْنَ۝۵۷
Kullu nafsin thaiqatu almawti thumma ilayna turjaAAoona

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Herkes tadacak ölümü, sonra da dönüp tapımıza geleceksiniz.

57

وَالَّذِيْنَ اٰمَنُوْا وَعَمِلُوا الصّٰلِحٰتِ لَنُبَوِّئَنَّہُمْ مِّنَ الْجَنَّۃِ غُرَفًا تَجْرِيْ مِنْ تَحْتِہَا الْاَنْہٰرُ خٰلِدِيْنَ فِيْہَا۝۰ۭ نِعْمَ اَجْرُ الْعٰمِلِيْنَ۝۵۸ۤۖ
Waallatheena amanoo waAAamiloo alssalihati lanubawwiannahum mina aljannati ghurafan tajree min tahtiha alanharu khalideena feeha niAAma ajru alAAamileena

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

İnananları ve iyi işlerde bulunanları, kıyılarından ırmaklar akan cennetin en yüce yerlerinde yerleştireceğiz, orada ebedi olarak kalacaklar; iyi işlerde bulunanlara verilen mükafat, ne de güzeldir.

58

الَّذِيْنَ صَبَرُوْا وَعَلٰي رَبِّہِمْ يَتَوَكَّلُوْنَ۝۵۹
Allatheena sabaroo waAAala rabbihim yatawakkaloona

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Öyle kişilerdir onlar ki sabrederler ve Rablerine dayanırlar.

59

وَكَاَيِّنْ مِّنْ دَاۗبَّۃٍ لَّا تَحْمِلُ رِزْقَہَا۝۰ۖۤ اَللہُ يَرْزُقُہَا وَاِيَّاكُمْ۝۰ۡۖ وَہُوَالسَّمِيْعُ الْعَلِيْمُ۝۶۰
Wakaayyin min dabbatin la tahmilu rizqaha Allahu yarzuquha waiyyakum wahuwa alssameeAAu alAAaleemu

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Ve nice mahluk vardır ki rızıklarını kendileri bulup götürmezler; onları da Allah rızıklandırır; sizi de ve odur duyan, bilen.

60

وَلَىِٕنْ سَاَلْتَہُمْ مَّنْ خَلَقَ السَّمٰوٰتِ وَالْاَرْضَ وَسَخَّــرَ الشَّمْسَ وَالْقَمَرَ لَيَقُوْلُنَّ اؙ۝۰ۚ فَاَنّٰى يُؤْفَكُوْنَ۝۶۱
Walain saaltahum man khalaqa alssamawati waalarda wasakhkhara alshshamsa waalqamara layaqoolunna Allahu faanna yufakoona

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Andolsun ki onlara, kim yarattı gökleri ve yeryüzünü ve kim ram etti güneşi ve ayı diye sorsan Allah derler mutlaka, o halde ne diye ona kulluktan dönüp uydurma şeylere kapılıyorlar?

61