Ruku 355, Juz 21 (ٱلْرُكوع 355, جزء 21) (TR)

٣١ - لُقْمَان

31 - Luqman (TR)

الۗمّۗ۝۱ۚ
Aliflammeem

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Elif lam mim.

1

تِلْكَ اٰيٰتُ الْكِتٰبِ الْحَكِيْمِ۝۲ۙ
Tilka ayatu alkitabi alhakeemi

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Bunlardır beyanında hikmet, hükümlerinde metanet bulunan kitabın ayetleri.

2

ہُدًى وَرَحْمَۃً لِّلْمُحْسِنِيْنَ۝۳ۙ
Hudan warahmatan lilmuhsineena

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

O kitap, iyilik edenleri doğru yola sevkeden, onlara rahmet olan bir kitaptır.

3

الَّذِيْنَ يُقِيْمُوْنَ الصَّلٰوۃَ وَيُؤْتُوْنَ الزَّكٰوۃَ وَہُمْ بِالْاٰخِرَۃِ ہُمْ يُوْقِنُوْنَ۝۴ۭ
Allatheena yuqeemoona alssalata wayutoona alzzakata wahum bialakhirati hum yooqinoona

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Onlar, namaz kılarlar ve zekat verirler ve ahirete de iyice inanmışlardır.

4

اُولٰۗىِٕكَ عَلٰي ہُدًى مِّنْ رَّبِّہِمْ وَاُولٰۗىِٕكَ ہُمُ الْمُفْلِحُوْنَ۝۵
Olaika AAala hudan min rabbihim waolaika humu almuflihoona

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Onlardır Rablerinden doğru yolu bulanlar, onlardır kurtulup muratlarına erenler.

5

وَمِنَ النَّاسِ مَنْ يَّشْتَرِيْ لَہْوَالْحَدِيْثِ لِيُضِلَّ عَنْ سَبِيْلِ اللہِ بِغَيْرِ عِلْمٍ۝۰ۤۖ وَّيَتَّخِذَہَا ہُزُوًا۝۰ۭ اُولٰۗىِٕكَ لَہُمْ عَذَابٌ مُّہِيْنٌ۝۶
Wamina alnnasi man yashtaree lahwa alhadeethi liyudilla AAan sabeeli Allahi bighayri AAilmin wayattakhithaha huzuwan olaika lahum AAathabun muheenun

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

İnsanlardan, asılsız ve boş lafları satın alan var, halkı, bilgisi olmadığı halde Allah yolundan saptırmak ve Kur'an'ı alaya almak için; onlar, öyle kişilerdir ki onlaradır horhakir bir hale getiren azap.

6

وَاِذَا تُتْلٰى عَلَيْہِ اٰيٰتُنَا وَلّٰى مُسْتَكْبِرًا كَاَنْ لَّمْ يَسْمَعْہَا كَاَنَّ فِيْۗ اُذُنَيْہِ وَقْرًا۝۰ۚ فَبَشِّرْہُ بِعَذَابٍ اَلِيْمٍ۝۷
Waitha tutla AAalayhi ayatuna walla mustakbiran kaan lam yasmaAAha kaanna fee othunayhi waqran fabashshirhu biAAathabin aleemin

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Ona ayetlerimiz okununca başını çevirir; sanki duymaz onu, sanki iki kulağında da ağırlık var; artık müjdele onu elemli bir azapla.

7

اِنَّ الَّذِيْنَ اٰمَنُوْا وَعَمِلُوا الصّٰلِحٰتِ لَہُمْ جَنّٰتُ النَّعِيْمِ۝۸ۙ
Inna allatheena amanoo waAAamiloo alssalihati lahum jannatu alnnaAAeemi

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Şüphe yok ki inananlarındır ve iyi işlerde bulunanlarındır Naim cennetleri.

8

خٰلِدِيْنَ فِيْہَا۝۰ۭ وَعْدَ اللہِ حَقًّا۝۰ۭ وَہُوَالْعَزِيْزُ الْحَكِيْمُ۝۹
Khalideena feeha waAAda Allahi haqqan wahuwa alAAazeezu alhakeemu

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Ebedi kalırlar orada; Allah'ın vaadi gerçektir ve odur üstün, hüküm ve hikmet sahibi.

9

خَلَقَ السَّمٰوٰتِ بِغَيْرِ عَمَدٍ تَرَوْنَہَا وَاَلْقٰى فِي الْاَرْضِ رَوَاسِيَ اَنْ تَمِيْدَ بِكُمْ وَبَثَّ فِيْہَا مِنْ كُلِّ دَاۗبَّۃٍ۝۰ۭ وَاَنْزَلْنَا مِنَ السَّمَاۗءِ مَاۗءً فَاَنْۢبَتْنَا فِيْہَا مِنْ كُلِّ زَوْجٍ كَرِيْمٍ۝۱۰
Khalaqa alssamawati bighayri AAamadin tarawnaha waalqa fee alardi rawasiya an tameeda bikum wabaththa feeha min kulli dabbatin waanzalna mina alssamai maan faanbatna feeha min kulli zawjin kareemin

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Gökleri direksiz yaratmıştır, onları görüp durursunuz ve yeryüzüne de sallanıp sizi sarsmaması için metin dağlar koymuştur ve oraya bütün mahlukatı yaymıştır ve gökten yağmur yağdırmıştır da yerde her çeşit güzelim nebatı, çifterçifter bitirmiştir.

10