Ruku 358, Juz 21 (ٱلْرُكوع 358, جزء 21) (TR)

٣٢ - ٱلسَّجْدَة

32 - As-Sajda (TR)

الۗمّۗ۝۱ۚ
Aliflammeem

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Elif lam mim.

1

تَنْزِيْلُ الْكِتٰبِ لَا رَيْبَ فِيْہِ مِنْ رَّبِّ الْعٰلَمِيْنَ۝۲ۭ
Tanzeelu alkitabi la rayba feehi min rabbi alAAalameena

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Bu kitap, alemlerin Rabbi tarafından indirilmiştir, hiç şüphe yok bunda.

2

اَمْ يَقُوْلُوْنَ افْتَرٰىہُ۝۰ۚ بَلْ ہُوَالْحَـقُّ مِنْ رَّبِّكَ لِتُنْذِرَ قَوْمًا مَّاۗ اَتٰىہُمْ مِّنْ نَّذِيْرٍ مِّنْ قَبْلِكَ لَعَلَّہُمْ يَہْتَدُوْنَ۝۳
Am yaqooloona iftarahu bal huwa alhaqqu min rabbika litunthira qawman ma atahum min natheerin min qablika laAAallahum yahtadoona

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Yoksa, bunu o mu uyduruyor diyorlar? Hayır, o, gerçektir Rabbinden, senden önce, kendilerine bir korkutucu gelmemiş olan topluluğu, doğru yolu bulsunlar diye korkutman için indirilmiştir.

3

اَللہُ الَّذِيْ خَلَقَ السَّمٰوٰتِ وَالْاَرْضَ وَمَا بَيْنَہُمَا فِيْ سِـتَّۃِ اَيَّامٍ ثُمَّ اسْتَوٰي عَلَي الْعَرْشِ۝۰ۭ مَا لَكُمْ مِّنْ دُوْنِہٖ مِنْ وَّلِيٍّ وَّلَا شَفِيْعٍ۝۰ۭ اَفَلَا تَتَذَكَّرُوْنَ۝۴
Allahu allathee khalaqa alssamawati waalarda wama baynahuma fee sittati ayyamin thumma istawa AAala alAAarshi ma lakum min doonihi min waliyyin wala shafeeAAin afala tatathakkaroona

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Öyle bir Allah'tır ki gökleri ve yeryüzünü ve ikisinin arasında ne varsa hepsini altı günde yaratmıştır da sonra arşa hakim olmuştur; ondan başka ne bir dost ve yardımcı var size, ne bir şefaatçi; hala mı düşünüp öğüt almazsınız?

4

يُدَبِّرُ الْاَمْرَ مِنَ السَّمَاۗءِ اِلَى الْاَرْضِ ثُمَّ يَعْرُجُ اِلَيْہِ فِيْ يَوْمٍ كَانَ مِقْدَارُہٗۗ اَلْفَ سَـنَۃٍ مِّمَّا تَعُدُّوْنَ۝۵
Yudabbiru alamra mina alssamai ila alardi thumma yaAAruju ilayhi fee yawmin kana miqdaruhu alfa sanatin mimma taAAuddoona

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Gökten yeredek her işi tedbir eden odur, sonra o işe memur olan melek, sizin sayışınıza göre miktarı bin yıl tutan bir günde, onun tapısına yükselip çıkar.

5

ذٰلِكَ عٰلِمُ الْغَيْبِ وَالشَّہَادَۃِ الْعَزِيْزُ الرَّحِيْمُ۝۶ۙ
Thalika AAalimu alghaybi waalshshahadati alAAazeezu alrraheemu

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

İşte budur gizliyi de bilen, açıktakini de bilen üstün ve hüküm ve hikmet sahibi mabut.

6

الَّذِيْۗ اَحْسَنَ كُلَّ شَيْءٍ خَلَقَہٗ وَبَدَاَ خَلْقَ الْاِنْسَانِ مِنْ طِيْنٍ۝۷ۚ
Allathee ahsana kulla shayin khalaqahu wabadaa khalqa alinsani min teenin

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Öylesine mabut ki her şeyin yaratılışını güzel ve tam yerinde yapmıştır da insanı da balçıktan yaratmaya koyulmuştur.

7

ثُمَّ جَعَلَ نَسْلَہٗ مِنْ سُلٰلَۃٍ مِّنْ مَّاۗءٍ مَّہِيْنٍ۝۸ۚ
Thumma jaAAala naslahu min sulalatin min main maheenin

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Sonra onun soyunu, duru bir sudan, aşağılık bir su katresinden yaratmıştır.

8

ثُمَّ سَوّٰىہُ وَنَفَخَ فِيْہِ مِنْ رُّوْحِہٖ وَجَعَلَ لَكُمُ السَّمْعَ وَالْاَبْصَارَ وَالْاَفْـــِٕدَۃَ۝۰ۭ قَلِيْلًا مَّا تَشْكُرُوْنَ۝۹
Thumma sawwahu wanafakha feehi min roohihi wajaAAala lakumu alssamAAa waalabsara waalafidata qaleelan ma tashkuroona

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Sonra da onu tamamlamıştır, ona kabiliyet vermiştir ve ona ruhundan üfürmüştür ve size kulak, gözler ve gönüller halketmiştir; ne de az şükredersiniz.

9

وَقَالُوْۗا ءَ اِذَا ضَلَلْنَا فِي الْاَرْضِ ءَاِنَّا لَفِيْ خَلْقٍ جَدِيْدٍ۝۰ۥۭ بَلْ ہُمْ بِلِقَاۗئِ رَبِّہِمْ كٰفِرُوْنَ۝۱۰
Waqaloo aitha dalalna fee alardi ainna lafee khalqin jadeedin bal hum biliqai rabbihim kafiroona

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Ve dediler ki: Yeryüzüne karışıp kaybolduktan sonra mı yeniden yaratılacağız? Hayır, onlar, Rablerine kavuşacaklarını inkar etmedeler.

10