Ruku 366, Juz 22 (ٱلْرُكوع 366, جزء 22) (TR)

٣٣ - ٱلْأَحْزَاب

33 - Al-Ahzab (TR)

يٰۗاَيُّہَا الَّذِيْنَ اٰمَنُوا اذْكُرُوا اللہَ ذِكْرًا كَثِيْرًا۝۴۱ۙ
Ya ayyuha allatheena amanoo othkuroo Allaha thikran katheeran

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Ey inananlar, Allah'ı çok çok anın.

41

وَّ سَبِّحُــوْہُ بُكْرَۃً وَّاَصِيْلًا۝۴۲
Wasabbihoohu bukratan waaseelan

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Ve onu sabah, akşam, tenzih edin.

42

ہُوَالَّذِيْ يُصَلِّيْ عَلَيْكُمْ وَمَلٰۗىِٕكَتُہٗ لِيُخْرِجَكُمْ مِّنَ الظُّلُمٰتِ اِلَى النُّوْرِ۝۰ۭ وَكَانَ بِالْمُؤْمِنِيْنَ رَحِيْمًا۝۴۳
Huwa allathee yusallee AAalaykum wamalaikatuhu liyukhrijakum mina alththulumati ila alnnoori wakana bialmumineena raheeman

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Öyle bir mabuttur ki sizi karanlıklardan aydınlığa çıkarmak için o ve melekleri, rahmetler ihsan eder size ve o, inananlara rahimdir.

43

تَحِيَّتُہُمْ يَوْمَ يَلْقَوْنَہٗ سَلٰمٌ۝۰ۖۚ وَاَعَدَّ لَہُمْ اَجْرًا كَرِيْمًا۝۴۴
Tahiyyatuhum yawma yalqawnahu salamun waaAAadda lahum ajran kareeman

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Ve ona kavuşacakları gün, birbirlerine iltifatları, esenlik size sözüdür ve onlara pek güzel bir mükafat hazırlamıştır.

44

يٰۗاَيُّہَا النَّبِيُّ اِنَّاۗ اَرْسَلْنٰكَ شَاہِدًا وَّمُبَشِّرًا وَّنَذِيْرًا۝۴۵ۙ
Ya ayyuha alnnabiyyu inna arsalnaka shahidan wamubashshiran wanatheeran

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Ey Peygamber, gerçekten de seni, bir tanık, bir müjdeci ve bir korkutucu olarak gönderdik.

45

وَّدَاعِيًا اِلَى اللہِ بِـاِذْنِہٖ وَسِرَاجًا مُّنِيْرًا۝۴۶
WadaAAiyan ila Allahi biithnihi wasirajan muneeran

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Ve izniyle, halkı Allah'a davetçi ve aydınlatıcı bir ışık olarak yolladık.

46

وَبَشِّرِ الْمُؤْمِنِيْنَ بِاَنَّ لَہُمْ مِّنَ اللہِ فَضْلًا كَبِيْرًا۝۴۷
Wabashshiri almumineena bianna lahum mina Allahi fadlan kabeeran

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Ve müjdele inananları ki şüphe yok, onlara, Allah'tan büyük bir lütuf ve ihsan var.

47

وَلَا تُطِعِ الْكٰفِرِيْنَ وَالْمُنٰفِقِيْنَ وَدَعْ اَذٰىہُمْ وَتَوَكَّلْ عَلَي اؘ۝۰ۭ وَكَفٰى بِاللہِ وَكِيْلًا۝۴۸
Wala tutiAAi alkafireena waalmunafiqeena wadaAA athahum watawakkal AAala Allahi wakafa biAllahi wakeelan

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Ve itaat etme kafirlerle münafıklara ve eziyetlerine aldırış etme ve dayan Allah'a ve koruyucu olarak Allah, yeter.

48

يٰۗاَيُّہَا الَّذِيْنَ اٰمَنُوْۗا اِذَا نَكَحْتُمُ الْمُؤْمِنٰتِ ثُمَّ طَلَّقْتُمُوْہُنَّ مِنْ قَبْلِ اَنْ تَمَسُّوْہُنَّ فَمَا لَكُمْ عَلَيْہِنَّ مِنْ عِدَّۃٍ تَعْتَدُّوْنَہَا۝۰ۚ فَمَتِّعُوْہُنَّ وَسَرِّحُوْہُنَّ سَرَاحًا جَمِيْلًا۝۴۹
Ya ayyuha allatheena amanoo itha nakahtumu almuminati thumma tallaqtumoohunna min qabli an tamassoohunna fama lakum AAalayhinna min AAiddatin taAAtaddoonaha famattiAAoohunna wasarrihoohunna sarahan jameelan

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Ey inananlar, inanan kadınları nikahladıktan sonra onlara dokunmadan boşarsanız onlar için sayacağınız bir bekleme müddeti yoktur; onlara geçinecek bir şey verin ve güzellikle bırakın.

49

يٰۗاَيُّہَا النَّبِيُّ اِنَّاۗ اَحْلَلْنَا لَكَ اَزْوَاجَكَ الّٰتِيْۗ اٰتَيْتَ اُجُوْرَہُنَّ وَمَا مَلَكَتْ يَمِيْنُكَ مِمَّاۗ اَفَاۗءَ اللہُ عَلَيْكَ وَبَنٰتِ عَمِّكَ وَبَنٰتِ عَمّٰتِكَ وَبَنٰتِ خَالِكَ وَبَنٰتِ خٰلٰتِكَ الّٰتِيْ ہَاجَرْنَ مَعَكَ۝۰ۡوَامْرَاَۃً ￁مِنَۃً اِنْ وَّہَبَتْ نَفْسَہَا لِلنَّبِيِّ اِنْ اَرَادَ النَّبِيُّ اَنْ يَّسْتَنْكِحَہَا۝۰ ۤ خَالِصَۃً لَّكَ مِنْ دُوْنِ الْمُؤْمِنِيْنَ۝۰ۭ قَدْ عَلِمْنَا مَا فَرَضْنَا عَلَيْہِمْ فِيْۗ اَزْوَاجِہِمْ وَمَا مَلَكَتْ اَيْمَانُہُمْ لِكَيْلَا يَكُوْنَ عَلَيْكَ حَرَجٌ۝۰ۭ وَكَانَ اللہُ غَفُوْرًا رَّحِيْمًا۝۵۰
Ya ayyuha alnnabiyyu inna ahlalna laka azwajaka allatee atayta ojoorahunna wama malakat yameenuka mimma afaa Allahu AAalayka wabanati AAammika wabanati AAammatika wabanati khalika wabanati khalatika allatee hajarna maAAaka waimraatan muminatan in wahabat nafsaha lilnnabiyyi in arada alnnabiyyu an yastankihaha khalisatan laka min dooni almumineena qad AAalimna ma faradna AAalayhim fee azwajihim wama malakat aymanuhum likayla yakoona AAalayka harajun wakana Allahu ghafooran raheeman

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Ey Peygamber, mehirlerini verdiğin eşlerini ve Allah'ın ganimet olarak sana ihsan ettiği ve senin de temellük ettiğin cariyeleri, amcanın, halanın, dayının ve teyzenin, seninle beraber yurdundan göçen kızlarını helal ettik sana. Bir de inanan bir kadın, kendisini Peygambere bağışlar da Peygamber de dilediği takdirde onu nikahla almak isterse bu, yalnız sana helaldir, başka inananlara değil. Sana bir güçlük olmasın diye onlara, eşleri ve sahip oldukları cariyeleri hakkında ne farz ettiğimizi de gerçekten bildirdik ve Allah, suçları örter, rahimdir.

50