Ruku 374, Juz 22 (ٱلْرُكوع 374, جزء 22) (TR)

٣٤ - سَبَأ

34 - Saba (TR)

وَمَاۗ اَمْوَالُكُمْ وَلَاۗ اَوْلَادُكُمْ بِالَّتِيْ تُقَرِّبُكُمْ عِنْدَنَا زُلْفٰۗي اِلَّا مَنْ اٰمَنَ وَعَمِلَ صَالِحًا۝۰ۡفَاُولٰۗىِٕكَ لَہُمْ جَزَاۗءُ الضِّعْفِ بِمَا عَمِلُوْا وَہُمْ فِي الْغُرُفٰتِ اٰمِنُوْنَ۝۳۷
Wama amwalukum wala awladukum biallatee tuqarribukum AAindana zulfa illa man amana waAAamila salihan faolaika lahum jazao alddiAAfi bima AAamiloo wahum fee alghurufati aminoona

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Sizi, bizim katımıza ne mallarınız yakınlaştırabilir, ne evladınız, ancak kim inanır ve iyi işlerde bulunursa o, yaklaşır bize ve işte onlar, öyle kişilerdir ki onlaradır yaptıklarına karşılık katkat mükafat ve onlardır yüce derecelerde emniyet içinde olanlar.

37

وَ الَّذِيْنَ يَسْعَوْنَ فِيْۗ اٰيٰتِنَا مُعٰجِزِيْنَ اُولٰۗىِٕكَ فِي الْعَذَابِ مُحْضَرُوْنَ۝۳۸
Waallatheena yasAAawna fee ayatina muAAajizeena olaika fee alAAathabi muhdaroona

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Ve onlar ki delillerimizi boşa çıkarmaya uğraşırlar, onlardır, azapta hazır bulundurulanlar.

38

قُلْ اِنَّ رَبِّيْ يَبْسُطُ الرِّزْقَ لِمَنْ يَّشَاۗءُ مِنْ عِبَادِہٖ وَيَقْدِرُ لَہٗ۝۰ۭ وَمَاۗ اَنْفَقْتُمْ مِّنْ شَيْءٍ فَہُوَ يُخْلِفُہٗ۝۰ۚ وَہُوَخَيْرُ الرّٰزِقِيْنَ۝۳۹
Qul inna rabbee yabsutu alrrizqa liman yashao min AAibadihi wayaqdiru lahu wama anfaqtum min shayin fahuwa yukhlifuhu wahuwa khayru alrraziqeena

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

De ki: Şüphe yok ki Rabbim, kullarından dilediğinin rızkını bollaştırır, dilediğininse daraltır ve hayır için herhangi bir şey harcarsanız derhal onun karşılığını verir ve odur rızık verenlerin en hayırlısı.

39

وَيَوْمَ يَحْشُرُہُمْ جَمِيْعًا ثُمَّ يَقُوْلُ لِلْمَلٰۗىِٕكَۃِ اَہٰۗؤُلَاۗءِ اِيَّاكُمْ كَانُوْا يَعْبُدُوْنَ۝۴۰
Wayawma yahshuruhum jameeAAan thumma yaqoolu lilmalaikati ahaolai iyyakum kanoo yaAAbudoona

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Ve o gün, hepinizi toplar da sonra meleklere, bunlar mı der, size tapıyorlardı?

40

قَالُوْا سُبْحٰنَكَ اَنْتَ وَلِيُّنَا مِنْ دُوْنِہِمْ۝۰ۚ بَلْ كَانُوْا يَعْبُدُوْنَ الْجِنَّ۝۰ۚ اَكْثَرُہُمْ بِہِمْ ￁مِنُوْنَ۝۴۱
Qaloo subhanaka anta waliyyuna min doonihim bal kanoo yaAAbudoona aljinna aktharuhum bihim muminoona

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Melekler, tenzih ederiz seni derler, sensin bizim sahibimiz ve yardımcımız, onlar değil. Hayır, onlar, cinlere kulluk ediyorlardı, çoğu, onlara inanıyordu.

41

فَالْيَوْمَ لَا يَمْلِكُ بَعْضُكُمْ لِبَعْضٍ نَّفْعًا وَّلَا ضَرًّا۝۰ۭ وَنَقُوْلُ لِلَّذِيْنَ ظَلَمُوْا ذُوْقُوْا عَذَابَ النَّارِ الَّتِيْ كُنْتُمْ بِہَا تُكَذِّبُوْنَ۝۴۲
Faalyawma la yamliku baAAdukum libaAAdin nafAAan wala darran wanaqoolu lillatheena thalamoo thooqoo AAathaba alnnari allatee kuntum biha tukaththiboona

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

İşte bugün birbirinize ne bir faydanız dokunabilir, ne bir zararınız ve zulmedenlere, tadın yalanladığınız ateşin azabını deriz.

42

وَاِذَا تُتْلٰى عَلَيْہِمْ اٰيٰتُنَا بَيِّنٰتٍ قَالُوْا مَا ھٰذَاۗ اِلَّا رَجُلٌ يُّرِيْدُ اَنْ يَّصُدَّكُمْ عَمَّا كَانَ يَعْبُدُ اٰبَاۗؤُكُمْ۝۰ۚ وَقَالُوْا مَا ھٰذَاۗ اِلَّاۗ اِفْكٌ مُّفْتَرًى۝۰ۭ وَقَالَ الَّذِيْنَ كَفَرُوْا لِلْحَقِّ لَمَّا جَاۗءَہُمْ۝۰ۙ اِنْ ھٰذَاۗ اِلَّا سِحْرٌ مُّبِيْنٌ۝۴۳
Waitha tutla AAalayhim ayatuna bayyinatin qaloo ma hatha illa rajulun yureedu an yasuddakum AAamma kana yaAAbudu abaokum waqaloo ma hatha illa ifkun muftaran waqala allatheena kafaroo lilhaqqi lamma jaahum in hatha illa sihrun mubeenun

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Onlara, apaçık ayetlerimizi okuduğun zaman bu adam derler, sizi atalarınızın kulluk ettiği şeylerden vazgeçirmek isteyen birisi ancak ve bu derler, uydurulmuş düzme bir şey ancak ve kafir olanlar, onlara gerçeğe ait bir şey geldi mi, bu derler, apaçık bir büyü ancak.

43

وَمَاۗ اٰتَيْنٰہُمْ مِّنْ كُتُبٍ يَّدْرُسُوْنَہَا وَمَاۗ اَرْسَلْنَاۗ اِلَيْہِمْ قَبْلَكَ مِنْ نَّذِيْرٍ۝۴۴ۭ
Wama ataynahum min kutubin yadrusoonaha wama arsalna ilayhim qablaka min natheerin

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Ve halbuki biz, onlara okuyup ders alacakları kitaplar vermediğimiz gibi senden önce bir kokutucu da göndermemiştik.

44

وَكَذَّبَ الَّذِيْنَ مِنْ قَبْلِہِمْ۝۰ۙ وَمَا بَلَغُوْا مِعْشَارَ مَاۗ اٰتَيْنٰہُمْ فَكَذَّبُوْا رُسُلِيْ ۝۰ۣ فَكَيْفَ كَانَ نَكِيْرِ۝۴۵ۧ
Wakaththaba allatheena min qablihim wama balaghoo miAAshara ma ataynahum fakaththaboo rusulee fakayfa kana nakeeri

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Onlardan öncekiler de yalanlamışlardı ve bunlar, onlara verdiklerimizin onda birine bile nail olamadılar, öyle olduğu halde yalanladılar da ceza ve azabım, nasıl gelip çattı, helak etti onları.

45