Ruku 408, Juz 24 (ٱلْرُكوع 408, جزء 24) (TR)

٤٠ - غَافِر

40 - Ghafir (TR)

وَقَالَ الَّذِيْۗ اٰمَنَ يٰقَوْمِ اتَّبِعُوْنِ اَہْدِكُمْ سَبِيْلَ الرَّشَادِ۝۳۸ۚ
Waqala allathee amana ya qawmi ittabiAAooni ahdikum sabeela alrrashadi

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Ve inanan da ey kavmim dedi, bana uyun da size doğru yolu göstereyim.

38

يٰقَوْمِ اِنَّمَا ہٰذِہِ الْحَيٰوۃُ الدُّنْيَا مَتَاعٌ۝۰ۡوَّاِنَّ الْاٰخِرَۃَ ہِىَ دَارُ الْقَرَارِ۝۳۹
Ya qawmi innama hathihi alhayatu alddunya mataAAun wainna alakhirata hiya daru alqarari

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Ey kavmim, şu dünya yaşayışı, ancak geçici bir metadan ibaret ve şüphe yok ki ahirettir, karar edilecek yurt.

39

مَنْ عَمِلَ سَيِّئَۃً فَلَا يُجْزٰۗى اِلَّا مِثْلَہَا۝۰ۚ وَمَنْ عَمِلَ صَالِحًا مِّنْ ذَكَرٍ اَوْ اُنْثٰى وَہُوَمُؤْمِنٌ فَاُولٰۗىِٕكَ يَدْخُلُوْنَ الْجَنَّۃَ يُرْزَقُوْنَ فِيْہَا بِغَيْرِ حِسَابٍ۝۴۰
Man AAamila sayyiatan fala yujza illa mithlaha waman AAamila salihan min thakarin aw ontha wahuwa muminun faolaika yadkhuloona aljannata yurzaqoona feeha bighayri hisabin

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Kim bir kötülükte bulunursa ancak onun misli olan bir ceza ile cezalanır ve erkek olsun, kadın olsun, inanarak iyi bir işte bulunansa işte o çeşit kişilerdir ki cennete girerler, orada sayısız rızıklanırlar.

40

وَيٰقَوْمِ مَا لِيْۗ اَدْعُوْكُمْ اِلَى النَّجٰوۃِ وَتَدْعُوْنَنِيْۗ اِلَى النَّارِ۝۴۱ۭ
Waya qawmi ma lee adAAookum ila alnnajati watadAAoonanee ila alnnari

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Ve ey kavmim, ne oluyor bana da ben sizi kurtuluşa çağırmadayım, halbuki siz beni ateşe çağırıyorsunuz.

41

تَدْعُوْنَنِيْ لِاَكْفُرَ بِاللہِ وَاُشْرِكَ بِہٖ مَا لَيْسَ لِيْ بِہٖ عِلْمٌ۝۰ۡ وَّاَنَا اَدْعُوْكُمْ اِلَى الْعَزِيْزِ الْغَفَّارِ۝۴۲
TadAAoonanee liakfura biAllahi waoshrika bihi ma laysa lee bihi AAilmun waana adAAookum ila alAAazeezi alghaffari

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Allah'a kafir olmaya ve ona şirk koşmaya çağırıyorsunuz beni bu hususta hiçbir bilgim olmadığı halde ve bense sizi üstün ve bütün suçları tamamıyla örten mabuda çağırmadayım.

42

لَا جَرَمَ اَنَّمَا تَدْعُوْنَنِيْۗ اِلَيْہِ لَيْسَ لَہٗ دَعْوَۃٌ فِي الدُّنْيَا وَلَا فِي الْاٰخِرَۃِ وَاَنَّ مَرَدَّنَاۗ اِلَى اللہِ وَاَنَّ الْمُسْرِفِيْنَ ہُمْ اَصْحٰبُ النَّارِ۝۴۳
La jarama annama tadAAoonanee ilayhi laysa lahu daAAwatun fee alddunya wala fee alakhirati waanna maraddana ila Allahi waanna almusrifeena hum ashabu alnnari

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Gerçeğin ta kendisi şu ki: Siz beni, dünyada da çağırmaya salahiyetli olmayan, ahirette de salahiyetli olmayan birşeye çağırıyorsunuz ancak ve dönüp gideceğimiz yer, Allah tapısıdır ve şüphe yok ki haddini aşanlar, cehennem ehlinin ta kendileridir.

43

فَسَتَذْكُرُوْنَ مَاۗ اَقُوْلُ لَكُمْ۝۰ۭ وَاُفَوِّضُ اَمْرِيْۗ اِلَى اؘ۝۰ۭ اِنَّ اللہَ بَصِيْرٌۢ بِالْعِبَادِ۝۴۴
Fasatathkuroona ma aqoolu lakum waofawwidu amree ila Allahi inna Allaha baseerun bialAAibadi

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Yakında, size neler dediysem, anlıyacak, hatırlıyacaksınız onları ve ben, işimi Allah'a ısmarladım; şüphe yok ki Allah, kullarını görür.

44

فَوَقٰىہُ اللہُ سَيِّاٰتِ مَا مَكَرُوْا وَحَاقَ بِاٰلِ فِرْعَوْنَ سُوْۗءُ الْعَذَابِ۝۴۵ۚ
Fawaqahu Allahu sayyiati ma makaroo wahaqa biali firAAawna sooo alAAathabi

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Derken Allah, onların düzenlerinin kötülüklerinden korudu onu ve Firavun soyunaysa azabın kötüsü gelip çattı.

45

اَلنَّارُ يُعْرَضُوْنَ عَلَيْہَا غُدُوًّا وَّعَشِـيًّا۝۰ۚ وَيَوْمَ تَـقُوْمُ السَّاعَۃُ۝۰ۣ اَدْخِلُوْۗا اٰلَ فِرْعَوْنَ اَشَدَّ الْعَذَابِ۝۴۶
Alnnaru yuAAradoona AAalayha ghuduwwan waAAashiyyan wayawma taqoomu alssaAAatu adkhiloo ala firAAawna ashadda alAAathabi

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Ateş, sabahakşam, onlara gösterilecek ve kıyametin koptuğu günde Firavun soyunu denecek, sokun azabın en çetinine.

46

وَاِذْ يَتَـحَاۗجُّوْنَ فِي النَّارِ فَيَقُوْلُ الضُّعَفٰۗؤُا لِلَّذِيْنَ اسْتَكْبَرُوْۗا اِنَّا كُنَّا لَكُمْ تَبَعًا فَہَلْ اَنْتُمْ مُّغْنُوْنَ عَنَّا نَصِيْبًا مِّنَ النَّارِ۝۴۷
Waith yatahajjoona fee alnnari fayaqoolu aldduAAafao lillatheena istakbaroo inna kunna lakum tabaAAan fahal antum mughnoona AAanna naseeban mina alnnari

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Ve ateşte, birbirleriyle çekişmeye başladıkları zaman düşkünler, ululuk satanlara diyecekler ki: Gerçekten size uymuştuk, sizin adamlarınızdık biz, ateşin bir miktarını olsun defedebilir misiniz bizden?

47