Ruku 412, Juz 24 (ٱلْرُكوع 412, جزء 24) (TR)

٤٠ - غَافِر

40 - Ghafir (TR)

اَللہُ الَّذِيْ جَعَلَ لَكُمُ الْاَنْعَامَ لِتَرْكَبُوْا مِنْہَا وَمِنْہَا تَاْكُلُوْنَ۝۷۹ۡ
Allahu allathee jaAAala lakumu alanAAama litarkaboo minha waminha takuloona

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Öyle bir Allah'tır ki onların bir kısmına binin, bir kısmını da yiyin diye davarlar yaratmıştır size.

79

وَلَكُمْ فِيْہَا مَنَافِعُ وَ لِتَبْلُغُوْا عَلَيْہَا حَاجَۃً فِيْ صُدُوْرِكُمْ وَعَلَيْہَا وَعَلَي الْفُلْكِ تُحْمَلُوْنَ۝۸۰ۭ
Walakum feeha manafiAAu walitablughoo AAalayha hajatan fee sudoorikum waAAalayha waAAala alfulki tuhmaloona

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Ve onlarda başka faydalar da var size ve gönüllerinizdeki murada ulaşmak için onlara ve gemilere biniyorsunuz.

80

وَيُرِيْكُمْ اٰيٰتِہٖ۝۰ۤۖ فَاَيَّ اٰيٰتِ اللہِ تُنْكِرُوْنَ۝۸۱
Wayureekum ayatihi faayya ayati Allahi tunkiroona

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Ve size delillerini göstermede, Allah'ın delillerinden hangisini inkar edebilirsiniz?

81

اَفَلَمْ يَسِيْرُوْا فِي الْاَرْضِ فَيَنْظُرُوْا كَيْفَ كَانَ عَاقِبَۃُ الَّذِيْنَ مِنْ قَبْلِہِمْ۝۰ۭ كَانُوْۗا اَكْثَرَ مِنْہُمْ وَاَشَدَّ قُوَّۃً وَّ اٰثَارًا فِي الْاَرْضِ فَمَاۗ اَغْنٰى عَنْہُمْ مَّا كَانُوْا يَكْسِبُوْنَ۝۸۲
Afalam yaseeroo fee alardi fayanthuroo kayfa kana AAaqibatu allatheena min qablihim kanoo akthara minhum waashadda quwwatan waatharan fee alardi fama aghna AAanhum ma kanoo yaksiboona

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Yeryüzünü gezip dolaşmazlar mı ki onlardan önce gelip geçenlerin ne olmuş sonları, bir bakıp görsünler? Onlar, topluluk bakımından daha çoktu, kuvvet ve yeryüzünde yaptıkları şeyler bakımından da daha üstündü bunlardan; derken elde ettikleri şeylerin, onlara hiçbir faydası olmadı.

82

فَلَمَّا جَاۗءَتْہُمْ رُسُلُہُمْ بِالْبَيِّنٰتِ فَرِحُوْا بِمَا عِنْدَہُمْ مِّنَ الْعِلْمِ وَحَاقَ بِہِمْ مَّا كَانُوْا بِہٖ يَسْتَہْزِءُوْنَ۝۸۳
Falamma jaathum rusuluhum bialbayyinati farihoo bima AAindahum mina alAAilmi wahaqa bihim ma kanoo bihi yastahzioona

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Peygamberleri, apaçık delillerle onlara gelince kendilerindeki bilgiye güvenip övündüler, kendilerini gördüler de alay ettikleri şey, başlarına geliverdi.

83

فَلَمَّا رَاَوْا بَاْسَـنَا قَالُوْۗا اٰمَنَّا بِاللہِ وَحْدَہٗ وَكَفَرْنَا بِمَا كُنَّا بِہٖ مُشْرِكِيْنَ۝۸۴
Falamma raaw basana qaloo amanna biAllahi wahdahu wakafarna bima kunna bihi mushrikeena

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Derken azabını görünce de Allah'ın birliğine inandık dediler ve şirk koştuğumuz şeyleri inkar ettik.

84

فَلَمْ يَكُ يَنْفَعُہُمْ اِيْمَانُہُمْ لَمَّا رَاَوْا بَاْسَـنَا۝۰ۭ سُنَّتَ اللہِ الَّتِيْ قَدْ خَلَتْ فِيْ عِبَادِہٖ۝۰ۚ وَخَسِرَ ہُنَالِكَ الْكٰفِرُوْنَ۝۸۵ۧ
Falam yaku yanfaAAuhum eemanuhum lamma raaw basana sunnata Allahi allatee qad khalat fee AAibadihi wakhasira hunalika alkafiroona

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Fakat azabımızı gördükleri zaman inanmaları, onlara bir fayda vermez; Allah'ın, kulları hakkında icra edilegelen yoluyoradamıdır bu ve işte buracıkta kafirler, ziyan edip giderler.

85