Ruku 425, Juz 25 (ٱلْرُكوع 425, جزء 25) (TR)

٤٣ - ٱلْزُّخْرُف

43 - Az-Zukhruf (TR)

اَمِ اتَّخَذَ مِمَّا يَخْلُقُ بَنٰتٍ وَّاَصْفٰىكُمْ بِالْبَنِيْنَ۝۱۶
Ami ittakhatha mimma yakhluqu banatin waasfakum bialbaneena

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Yoksa o, yarattıklarından kızları, kendisine kız ediniyor da oğulları size mi bırakıyor?

16

وَاِذَا بُشِّرَ اَحَدُہُمْ بِمَا ضَرَبَ لِلرَّحْمٰنِ مَثَلًا ظَلَّ وَجْہُہٗ مُسْوَدًّا وَّہُوَكَظِيْمٌ۝۱۷
Waitha bushshira ahaduhum bima daraba lilrrahmani mathalan thalla wajhuhu muswaddan wahuwa katheemun

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Ve onlardan biri, bir kızın oldu diye müjdelendi mi, Allah'ın kızı var dediği halde yüzü kapkara olur ve kızar, kederlenir.

17

اَوَمَنْ يُّنَشَّؤُا فِي الْحِلْيَۃِ وَہُوَفِي الْخِصَامِ غَيْرُ مُبِيْنٍ۝۱۸
Awaman yunashshao fee alhilyati wahuwa fee alkhisami ghayru mubeenin

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Onlar, süslenip bezenerek yetişen ve münakaşada, düşmanlıkta, apaçık bir delil bile getiremeyen, istediğini söyliyemeyen bir mahluku mabuda mı nispet ediyorlar?

18

وَجَعَلُوا الْمَلٰۗىِٕكَۃَ الَّذِيْنَ ہُمْ عِبٰدُ الرَّحْمٰنِ اِنَاثًا۝۰ۭ اَشَہِدُوْا خَلْقَہُمْ۝۰ۭ سَـتُكْتَبُ شَہَادَتُہُمْ وَيُسْــَٔــلُوْنَ۝۱۹
WajaAAaloo almalaikata allatheena hum AAibadu alrrahmani inathan ashahidoo khalqahum satuktabu shahadatuhum wayusaloona

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Ve rahmanın kulları olan meleklerin, kız olduğuna hükmediyorlar, onları yarattığımız vakit gördüler mi ki? Tanıklıklarını yazacağız ve soruya çekilecek onlar.

19

وَقَالُوْا لَوْ شَاۗءَ الرَّحْمٰنُ مَا عَبَدْنٰہُمْ۝۰ۭ مَا لَہُمْ بِذٰلِكَ مِنْ عِلْمٍ۝۰ۤ اِنْ ہُمْ اِلَّا يَخْرُصُوْنَ۝۲۰ۭ
Waqaloo law shaa alrrahmanu ma AAabadnahum ma lahum bithalika min AAilmin in hum illa yakhrusoona

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Ve rahman isteseydi derler, kulluk etmezdik onlara; bu hususta hiçbir bilgileri yok; onlar, yalandan başka bir şey söylemiyorlar.

20

اَمْ اٰتَيْنٰہُمْ كِتٰبًا مِّنْ قَبْلِہٖ فَہُمْ بِہٖ مُسْتَمْسِكُوْنَ۝۲۱
Am ataynahum kitaban min qablihi fahum bihi mustamsikoona

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Yoksa onlara, bu kitaptan önce bir kitap mı verdik de ona sımsıkı yapışmışlar?

21

بَلْ قَالُـوْۗا اِنَّا وَجَدْنَاۗ اٰبَاۗءَنَا عَلٰۗي اُمَّۃٍ وَّاِنَّا عَلٰۗي اٰثٰرِہِمْ مُّہْتَدُوْنَ۝۲۲
Bal qaloo inna wajadna abaana AAala ommatin wainna AAala atharihim muhtadoona

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Hayır, şüphe yok ki dediler, biz atalarımızı bir dine, bir inanca sahip bulduk ve şüphe yok ki biz de onların izini izlemede, o yola gitmedeyiz.

22

وَكَذٰلِكَ مَاۗ اَرْسَلْنَا مِنْ قَبْلِكَ فِيْ قَرْيَۃٍ مِّنْ نَّذِيْرٍ اِلَّا قَالَ مُتْرَفُوْہَاۗ ۝۰ۙ اِنَّا وَجَدْنَاۗ اٰبَاۗءَنَا عَلٰۗي اُمَّۃٍ وَّاِنَّا عَلٰۗي اٰثٰرِہِمْ مُّقْتَدُوْنَ۝۲۳
Wakathalika ma arsalna min qablika fee qaryatin min natheerin illa qala mutrafooha inna wajadna abaana AAala ommatin wainna AAala atharihim muqtadoona

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Ve böylece senden önce de hiçbir şehre bir korkutucu göndermedik ki o şehrin, halivakti yerinde olanları, şüphe yok ki biz, atalarımızı bir dine, bir inanca sahip bulduk ve şüphe yok ki biz de onların izine uyduk demesinler.

23

قٰلَ اَوَلَوْ جِئْتُكُمْ بِاَہْدٰى مِمَّا وَجَدْتُّمْ عَلَيْہِ اٰبَاۗءَكُمْ۝۰ۭ قَالُـوْۗا اِنَّا بِمَاۗ اُرْسِلْتُمْ بِہٖ كٰفِرُوْنَ۝۲۴
Qala awalaw jitukum biahda mimma wajadtum AAalayhi abaakum qaloo inna bima orsiltum bihi kafiroona

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Peygamber, onlara, ben dedi, atalarınızdan bulduğunuz dinden daha doğru bir dinle gelsem de gene atalarınızın yoluna mı gideceksiniz? Şüphe yok ki biz dediler, sizin gönderildiğiniz şeyleri zaten inkar etmedeyiz.

24

فَانْتَقَمْنَا مِنْہُمْ فَانْـظُرْ كَيْفَ كَانَ عَاقِبَۃُ الْمُكَذِّبِيْنَ۝۲۵ۧ
Faintaqamna minhum faonthur kayfa kana AAaqibatu almukaththibeena

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Derken öç aldık onlardan, bak da gör, yalanlayanların sonları ne oldu?

25