Ruku 427, Juz 25 (ٱلْرُكوع 427, جزء 25) (TR)

٤٣ - ٱلْزُّخْرُف

43 - Az-Zukhruf (TR)

وَمَنْ يَّعْشُ عَنْ ذِكْرِ الرَّحْمٰنِ نُـقَيِّضْ لَہٗ شَيْطٰنًا فَہُوَلَہٗ قَرِيْنٌ۝۳۶
Waman yaAAshu AAan thikri alrrahmani nuqayyid lahu shaytanan fahuwa lahu qareenun

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Ve kim, rahmanı anmadan yüz çevirirse ona bir Şeytan musallat ederiz, artık o, arkadaş olur ona.

36

وَاِنَّہُمْ لَيَصُدُّوْنَہُمْ عَنِ السَّبِيْلِ وَيَحْسَبُوْنَ اَنَّہُمْ مُّہْتَدُوْنَ۝۳۷
Wainnahum layasuddoonahum AAani alssabeeli wayahsaboona annahum muhtadoona

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Ve şüphe yok ki Şeytanlar, onları yoldan çıkarır ve şüphe yok ki doğru yolu bulduklarını sanırlar.

37

حَتّٰۗي اِذَا جَاۗءَنَا قَالَ يٰلَيْتَ بَيْنِيْ وَبَيْنَكَ بُعْدَ الْمَشْرِقَيْنِ فَبِئْسَ الْقَرِيْنُ۝۳۸
Hatta itha jaana qala ya layta baynee wabaynaka buAAda almashriqayni fabisa alqareenu

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Sonunda bizim tapımıza geldi mi keşke der, seninle benim aramda doğuyla batı kadar bir uzaklık olsaydı, gerçekten de ne kötü arkadaşmış.

38

وَلَنْ يَّنْفَعَكُمُ الْيَوْمَ اِذْ ظَّلَمْتُمْ اَنَّكُمْ فِي الْعَذَابِ مُشْتَرِكُوْنَ۝۳۹
Walan yanfaAAakumu alyawma ith thalamtum annakum fee alAAathabi mushtarikoona

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Ve o zaman zulmetmiştiniz, bugün pişmanlık kesin olarak fayda vermez size, şüphe yok ki azapta da müştereksiniz.

39

اَفَاَنْتَ تُسْمِعُ الصُّمَّ اَوْ تَہْدِي الْعُمْيَ وَمَنْ كَانَ فِيْ ضَلٰلٍ مُّبِيْنٍ۝۴۰
Afaanta tusmiAAu alssumma aw tahdee alAAumya waman kana fee dalalin mubeenin

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Sen mi sağıra duyuracaksın, yahut köre ve apaçık bir sapıklık içinde bulunana yol göstereceksin?

40

فَاِمَّا نَذْہَبَنَّ بِكَ فَاِنَّا مِنْہُمْ مُّنْتَقِمُوْنَ۝۴۱ۙ
Faimma nathhabanna bika fainna minhum muntaqimoona

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Seni, katımıza alsak bile hiç şüphe yok ki mutlaka onlardan öç alırız biz.

41

اَوْ نُرِيَنَّكَ الَّذِيْ وَعَدْنٰہُمْ فَاِنَّا عَلَيْہِمْ مُّقْتَدِرُوْنَ۝۴۲
Aw nuriyannaka allathee waAAadnahum fainna AAalayhim muqtadiroona

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Yahut da onlara vaadettiğimiz azabı mutlaka sana gösteririz, gerçekten de onlara gücümüz yeter bizim.

42

فَاسْتَمْسِكْ بِالَّذِيْۗ اُوْحِيَ اِلَيْكَ۝۰ۚ اِنَّكَ عَلٰي صِرَاطٍ مُّسْتَــقِيْمٍ۝۴۳
Faistamsik biallathee oohiya ilayka innaka AAala siratin mustaqeemin

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Sen yapış sana vahyedilene, şüphe yok ki doğru yoldasın sen.

43

وَاِنَّہٗ لَذِكْرٌ لَّكَ وَلِقَوْمِكَ۝۰ۚ وَسَوْفَ تُسْـَٔــلُوْنَ۝۴۴
Wainnahu lathikrun laka waliqawmika wasawfa tusaloona

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Ve şüphe yok ki o, sana da elbet öğüttür, kavmine de ve soruya çekileceksiniz yakında.

44

وَسْـَٔــلْ مَنْ اَرْسَلْنَا مِنْ قَبْلِكَ مِنْ رُّسُلِنَاۗ اَجَعَلْنَا مِنْ دُوْنِ الرَّحْمٰنِ اٰلِہَۃً يُّعْبَدُوْنَ۝۴۵ۧ
Waisal man arsalna min qablika min rusulina ajaAAalna min dooni alrrahmani alihatan yuAAbadoona

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Ve sor senden önce peygamberlerimizden gönderdiklerimize: Rahmandan başka kulluk edilen mabutlar yarattık mı?

45