٢٣ - ٱلْمُؤْمِنُون

23 - Al-Mu'minoon (TR)

وَلَوْ رَحِمْنٰہُمْ وَكَشَفْنَا مَا بِہِمْ مِّنْ ضُرٍّ لَّـــلَجُّوْا فِيْ طُغْيَانِہِمْ يَعْمَہُوْنَ۝۷۵
Walaw rahimnahum wakashafna ma bihim min durrin lalajjoo fee tughyanihim yaAAmahoona

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Onlara acırsan ve uğradıkları zararı giderirsen gene azgınlıklarında şaşkıncasına ısrar edip giderler.

75

وَلَقَدْ اَخَذْنٰہُمْ بِالْعَذَابِ فَمَا اسْتَكَانُوْا لِرَبِّہِمْ وَمَا يَتَضَرَّعُوْنَ۝۷۶
Walaqad akhathnahum bialAAathabi fama istakanoo lirabbihim wama yatadarraAAoona

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Andolsun ki biz onları azaplandırmıştık da gene Rablerine baş eğmemişlerdi ve yalvarmamışlardı.

76

حَتّٰۗي اِذَا فَتَحْنَا عَلَيْہِمْ بَابًا ذَا عَذَابٍ شَدِيْدٍ اِذَا ہُمْ فِيْہِ مُبْلِسُوْنَ۝۷۷ۧ
Hatta itha fatahna AAalayhim baban tha AAathabin shadeedin itha hum feehi mublisoona

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Sonunda, onlara çetin bir azap kapısı açmıştık da o zaman her şeyden ümitlerini kesmişlerdi.

77

وَہُوَالَّذِيْۗ اَنْشَاَ لَـكُمُ السَّمْعَ وَالْاَبْصَارَ وَالْاَفْـــِٕدَۃَ۝۰ۭ قَلِيْلًا مَّا تَشْكُرُوْنَ۝۷۸
Wahuwa allathee anshaa lakumu alssamAAa waalabsara waalafidata qaleelan ma tashkuroona

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Ve o, bir mabuttur ki size kulak, gözler ve kalpler verdi ne de az şükrediyorsunuz.

78

وَہُوَالَّذِيْ ذَرَاَكُمْ فِي الْاَرْضِ وَاِلَيْہِ تُحْشَرُوْنَ۝۷۹
Wahuwa allathee tharaakum fee alardi wailayhi tuhsharoona

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Ve o, bir mabuttur ki sizin için bitirdi yeryüzündekileri ve onun tapısında haşrolacaksınız.

79

وَہُوَالَّذِيْ يُـحْيٖ وَيُمِيْتُ وَلَہُ اخْتِلَافُ الَّيْلِ وَالنَّہَارِ۝۰ۭ اَفَلَا تَعْقِلُوْنَ۝۸۰
Wahuwa allathee yuhyee wayumeetu walahu ikhtilafu allayli waalnnahari afala taAAqiloona

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Ve o, bir mabuttur ki diriltir ve öldürür ve geceyle gündüzün uzanıp kısalması da onun tedbiriyledir, akıl etmez misiniz?

80

بَلْ قَالُوْا مِثْلَ مَا قَالَ الْاَوَّلُوْنَ۝۸۱
Bal qaloo mithla ma qala alawwaloona

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Hayır, onlar, hep evvelkilerin dedikleri gibi demedeler.

81

قَالُوْۗا ءَ اِذَا مِتْنَا وَكُنَّا تُرَابًا وَّ عِظَامًا ءَ اِنَّا لَمَبْعُوْثُوْنَ۝۸۲
Qaloo aitha mitna wakunna turaban waAAithaman ainna lamabAAoothoona

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Dediler ki: Öldükten ve toztoprak ve kemik kesildikten sonra mı diriltileceğiz?

82

لَقَدْ وُ عِدْنَا نَحْنُ وَاٰبَاۗؤُنَا ھٰذَا مِنْ قَبْلُ اِنْ ھٰذَاۗ اِلَّاۗ اَسَاطِيْرُ الْاَوَّلِيْنَ۝۸۳
Laqad wuAAidna nahnu waabaona hatha min qablu in hatha illa asateeru alawwaleena

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Andolsun ki bize de, daha önce atalarımıza da vaadedilmişti bu, fakat bu, öncekilerin masallarından başka bir şey değil.

83

قُلْ لِّمَنِ الْاَرْضُ وَمَنْ فِيْہَاۗ اِنْ كُنْتُمْ تَعْلَمُوْنَ۝۸۴
Qul limani alardu waman feeha in kuntum taAAlamoona

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

De ki: Kimindir yeryüzü ve orada bulunanlar biliyorsanız eğer?

84