Hizb 45 - Juz 23 (الحزب ٤٥ - جزء ٢٣) (TR)

٣٦ - يس

36 - Yaseen (TR)

وَمَاۗ اَنْزَلْنَا عَلٰي قَوْمِہٖ مِنْۢ بَعْدِہٖ مِنْ جُنْدٍ مِّنَ السَّمَاۗءِ وَمَا كُنَّا مُنْزِلِيْنَ۝۲۸
Wama anzalna AAala qawmihi min baAAdihi min jundin mina alssamai wama kunna munzileena

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Ve ondan sonra kavmine, gökten asker indirmedik ve helak ettiklerimize bu çeşit asker de indirmemiştik zaten.

28

اِنْ كَانَتْ اِلَّا صَيْحَۃً وَّاحِدَۃً فَاِذَا ہُمْ خٰمِدُوْنَ۝۲۹
In kanat illa sayhatan wahidatan faitha hum khamidoona

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Azabımız, ancak bir bağrıştan ibaretti, o anda hepsi de sönüp gitti.

29

يٰحَسْرَۃً عَلَي الْعِبَادِ۝۰ۚؗ مَا يَاْتِيْہِمْ مِّنْ رَّسُوْلٍ اِلَّا كَانُوْا بِہٖ يَسْتَہْزِءُوْنَ۝۳۰
Ya hasratan AAala alAAibadi ma yateehim min rasoolin illa kanoo bihi yastahzioona

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Yazıklar olsun kullara, onlara hiçbir peygamber gelmedi ki onunla alay etmesinler.

30

اَلَمْ يَرَوْا كَمْ اَہْلَكْنَا قَبْلَہُمْ مِّنَ الْقُرُوْنِ اَنَّہُمْ اِلَيْہِمْ لَا يَرْجِعُوْنَ۝۳۱ۭ
Alam yaraw kam ahlakna qablahum mina alqurooni annahum ilayhim la yarjiAAoona

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Görmediler mi onlardan önce nice ümmetleri helak ettik ki gerçekten de bir daha dünyaya dönmedi onlar.

31

وَاِنْ كُلٌّ لَّمَّا جَمِيْعٌ لَّدَيْنَا مُحْـضَرُوْنَ۝۳۲ۧ
Wain kullun lamma jameeAAun ladayna muhdaroona

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Ve şüphesiz hepsi de tapımıza getirilmiştir onların.

32

وَاٰيَۃٌ لَّہُمُ الْاَرْضُ الْمَيْتَۃُ۝۰ۚۖ اَحْيَيْنٰہَا وَاَخْرَجْنَا مِنْہَا حَبًّا فَمِنْہُ يَاْكُلُوْنَ۝۳۳
Waayatun lahumu alardu almaytatu ahyaynaha waakhrajna minha habban faminhu yakuloona

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Ve bir delildir onlara, ölü yeryüzünü dirilttik ve oradan taneler çıkardık da onları yerler.

33

وَجَعَلْنَا فِيْہَا جَنّٰتٍ مِّنْ نَّخِيْلٍ وَّاَعْنَابٍ وَّفَجَّــرْنَا فِيْہَا مِنَ الْعُيُوْنِ۝۳۴ۙ
WajaAAalna feeha jannatin min nakheelin waaAAnabin wafajjarna feeha mina alAAuyooni

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Ve orada hurmalıklardan, üzüm bağlarından bahçeler halkettik ve orada kaynaklar çıkarıp akıttık.

34

لِيَاْكُلُوْا مِنْ ثَمَرِہٖ۝۰ۙ وَمَا عَمِلَتْہُ اَيْدِيْہِمْ۝۰ۭ اَفَلَا يَشْكُرُوْنَ۝۳۵
Liyakuloo min thamarihi wama AAamilathu aydeehim afala yashkuroona

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Yesinler diye kendi elleriyle meydana getirmedikleri o meyveleri, hala mı şükretmezler?

35

سُبْحٰنَ الَّذِيْ خَلَقَ الْاَزْوَاجَ كُلَّہَا مِمَّا تُنْۢبِتُ الْاَرْضُ وَمِنْ اَنْفُسِہِمْ وَمِمَّا لَا يَعْلَمُوْنَ۝۳۶
Subhana allathee khalaqa alazwaja kullaha mimma tunbitu alardu wamin anfusihim wamimma la yaAAlamoona

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Şanı yücedir, münezzehtir yerden bitirdiği şeyleri ve kendilerinden meydana gelen çocukları ve daha da bilmedikleri şeyleri çifterçifter halk edenin.

36

وَاٰيَۃٌ لَّہُمُ الَّيْلُ۝۰ۚۖ نَسْلَخُ مِنْہُ النَّہَارَ فَاِذَا ہُمْ مُّظْلِمُوْنَ۝۳۷ۙ
Waayatun lahumu allaylu naslakhu minhu alnnahara faitha hum muthlimoona

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Ve bir delildir onlara gece; gündüzü ve güneşin ziyasını çekip sıyırırız ondan da o anda karanlığa dalarlar.

37