٥٠ - ق

50 - Qaf (TR)

قَالَ قَرِيْنُہٗ رَبَّنَا مَاۗ اَطْغَيْتُہٗ وَلٰكِنْ كَانَ فِيْ ضَلٰلٍؚبَعِيْدٍ۝۲۷
Qala qareenuhu rabbana ma atghaytuhu walakin kana fee dalalin baAAeedin

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Arkadaşı, Rabbimiz der, onu, taşkınlığa ben sevketmedim ve fakat o, pek uzak bir sapıklık içindeydi.

27

قَالَ لَا تَخْتَصِمُوْا لَدَيَّ وَقَدْ قَدَّمْتُ اِلَيْكُمْ بِالْوَعِيْدِ۝۲۸
Qala la takhtasimoo ladayya waqad qaddamtu ilaykum bialwaAAeedi

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Der ki: Huzurumda çekişmeyin ve ben, önceden azap edeceğimi bildirmiştim size.

28

مَا يُبَدَّلُ الْقَوْلُ لَدَيَّ وَمَاۗ اَنَا بِظَلَّامٍ لِّلْعَبِيْدِ۝۲۹ۧ
Ma yubaddalu alqawlu ladayya wama ana bithallamin lilAAabeedi

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Katımda söz değiştirilemez ve ben, kullara zulmetmem.

29

يَوْمَ نَقُوْلُ لِجَہَنَّمَ ہَلِ امْتَلَاْتِ وَتَقُوْلُ ہَلْ مِنْ مَّزِيْدٍ۝۳۰
Yawma naqoolu lijahannama hali imtalati wataqoolu hal min mazeedin

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

O gün deriz cehenneme: Doldun mu? Ve der ki: Daha yok mu?

30

وَاُزْلِفَتِ الْجَنَّۃُ لِلْمُتَّقِيْنَ غَيْرَ بَعِيْدٍ۝۳۱
Waozlifati aljannatu lilmuttaqeena ghayra baAAeedin

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Ve yaklaştırılır cennet, çekinenlere ve onlardan uzak değildir.

31

ھٰذَا مَا تُوْعَدُوْنَ لِكُلِّ اَوَّابٍ حَفِيْظٍ۝۳۲ۚ
Hatha ma tooAAadoona likulli awwabin hafeethin

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

İşte denecek, size, mabuduna tövbe eden, emri, iyideniyiye koruyan herkese vaadedilen bu.

32

مَنْ خَشِيَ الرَّحْمٰنَ بِالْغَيْبِ وَجَاۗءَ بِقَلْبٍ مُّنِيْبِۨ۝۳۳ۙ
Man khashiya alrrahmana bialghaybi wajaa biqalbin muneebin

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Görmediği halde rahmandan korkan ve ona yönelmiş bir yürekle gelen kişiye vaadedilen bu.

33

ادْخُلُوْہَا بِسَلٰمٍ۝۰ۭ ذٰلِكَ يَوْمُ الْخُلُوْدِ۝۳۴
Odkhulooha bisalamin thalika yawmu alkhuloodi

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Esenlikle girin oraya; bugün, ebedilik günü.

34

لَہُمْ مَّا يَشَاۗءُوْنَ فِيْہَا وَلَدَيْنَا مَزِيْدٌ۝۳۵
Lahum ma yashaoona feeha waladayna mazeedun

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Onlaradır ne dilerlerse orada ve katımızda daha da fazlası var.

35

وَكَمْ اَہْلَكْنَا قَبْلَہُمْ مِّنْ قَرْنٍ ہُمْ اَشَدُّ مِنْہُمْ بَطْشًا فَنَقَّبُوْا فِي الْبِلَادِ۝۰ۭ ہَلْ مِنْ مَّحِيْصٍ۝۳۶
Wakam ahlakna qablahum min qarnin hum ashaddu minhum batshan fanaqqaboo fee albiladi hal min maheesin

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Ve nice nesiller helak ettik onlardan önce; onlar, bunlardan daha çokluktu, daha güçlü kuvvetliydi, derken şehirleri delikdeşik etmişlerdi, her tarafı ellerine geçirmişlerdi, fakat bir kaçacak yer mi var?

36