٥٣ - ٱلنَّجْم

53 - An-Najm (TR)

وَكَمْ مِّنْ مَّلَكٍ فِي السَّمٰوٰتِ لَا تُغْـنِيْ شَفَاعَتُہُمْ شَـيْــــًٔــا اِلَّا مِنْۢ بَعْدِ اَنْ يَّاْذَنَ اللہُ لِمَنْ يَّشَاۗءُ وَيَرْضٰى۝۲۶
Wakam min malakin fee alssamawati la tughnee shafaAAatuhum shayan illa min baAAdi an yathana Allahu liman yashao wayarda

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Ve göklerde nice melekler vardır ki Allah, dilediğine ve razı olduğuna şefaat etmeleri için izin vermedikçe şefaatleri, hiçbir şeye yaramaz.

26

اِنَّ الَّذِيْنَ لَا يُؤْمِنُوْنَ بِالْاٰخِرَۃِ لَيُسَمُّوْنَ الْمَلٰۗىِٕكَۃَ تَسْمِيَۃَ الْاُنْثٰى۝۲۷
Inna allatheena la yuminoona bialakhirati layusammoona almalaikata tasmiyata alontha

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Şüphe yok ki ahirete inanmayanlar, meleklere dişi adları takıp duruyorlar.

27

وَمَا لَہُمْ بِہٖ مِنْ عِلْمٍ۝۰ۭ اِنْ يَّتَّبِعُوْنَ اِلَّا الظَّنَّ۝۰ۚ وَاِنَّ الظَّنَّ لَا يُغْنِيْ مِنَ الْحَقِّ شَـيْــــًٔا۝۲۸ۚ
Wama lahum bihi min AAilmin in yattabiAAoona illa alththanna wainna alththanna la yughnee mina alhaqqi shayan

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Onların, bu hususta hiçbir bilgisi yok, ancak zanna kapılıyorlar ve şüphe yok ki zan, gerçeğe karşı hiçbir şeye yaramaz.

28

فَاَعْرِضْ عَنْ مَّنْ تَوَلّٰى۝۰ۥۙ عَنْ ذِكْرِنَا وَلَمْ يُرِدْ اِلَّا الْحَيٰوۃَ الدُّنْيَا۝۲۹ۭ
FaaAArid AAan man tawalla AAan thikrina walam yurid illa alhayata alddunya

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Artık yüz çevir, bizi anmadan yüz çevirenden ve ancak dünya yaşayışını isteyenden.

29

ذٰلِكَ مَبْلَغُہُمْ مِّنَ الْعِلْمِ۝۰ۭ اِنَّ رَبَّكَ ہُوَاَعْلَمُ بِمَنْ ضَلَّ عَنْ سَبِيْلِہٖ۝۰ۙ وَہُوَاَعْلَمُ بِمَنِ اہْتَدٰى۝۳۰
Thalika mablaghuhum mina alAAilmi inna rabbaka huwa aAAlamu biman dalla AAan sabeelihi wahuwa aAAlamu bimani ihtada

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

İşte bilgide ulaşabildikleri şey bu; şüphe yok ki Rabbin, kendi yolundan çıkıp sapanı daha iyi bilir ve odur doğru yola gireni daha iyi bilen.

30

وَلِلہِ مَا فِي السَّمٰوٰتِ وَمَا فِي الْاَرْضِ۝۰ۙ لِيَجْزِيَ الَّذِيْنَ اَسَاۗءُوْا بِمَا عَمِلُوْا وَيَجْزِيَ الَّذِيْنَ اَحْسَنُوْا بِالْحُسْنٰى۝۳۱ۚ
Walillahi ma fee alssamawati wama fee alardi liyajziya allatheena asaoo bima AAamiloo wayajziya allatheena ahsanoo bialhusna

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Ve Allah'ındır ne varsa göklerde ve ne varsa yeryüzünde kötülük edenleri, yaptıklarına karşılık elbette cezalandırır ve iyilik edenlereyse yaptıklarından daha da iyi mükafat verir.

31

اَلَّذِيْنَ يَجْتَنِبُوْنَ كَبٰۗىِٕرَ الْاِثْمِ وَالْفَوَاحِشَ اِلَّا اللَّمَمَ۝۰ۭ اِنَّ رَبَّكَ وَاسِعُ الْمَغْفِرَۃِ۝۰ۭ ہُوَاَعْلَمُ بِكُمْ اِذْ اَنْشَاَكُمْ مِّنَ الْاَرْضِ وَاِذْ اَنْتُمْ اَجِنَّۃٌ فِيْ بُطُوْنِ اُمَّہٰتِكُمْ۝۰ۚ فَلَا تُزَكُّوْۗا اَنْفُسَكُمْ۝۰ۭ ہُوَاَعْلَمُ بِمَنِ اتَّقٰى۝۳۲ۧ
Allatheena yajtaniboona kabaira alithmi waalfawahisha illa allamama inna rabbaka wasiAAu almaghfirati huwa aAAlamu bikum ith anshaakum mina alardi waith antum ajinnatun fee butooni ommahatikum fala tuzakkoo anfusakum huwa aAAlamu bimani ittaqa

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Israr etmemek şartıyle küçük günahlardan başka suçların büyüklerinden ve çirkin şeylerden sakınanlara gelince: Şüphe yok ki Rabbinin yarlıgaması pek geniştir. O, sizi yeryüzünden yaratıp meydana getirdiği zaman ve siz, analarınızın karnında birer dölken de bilir; artık siz, kendinizi temize çıkarmaya kalkışmayın, o, kim çekinmededir, daha iyi bilir.

32

اَفَرَءَيْتَ الَّذِيْ تَوَلّٰى۝۳۳ۙ
Afaraayta allathee tawalla

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Gördün mü artık yüz çevireni.

33

وَاَعْطٰى قَلِيْلًا وَّاَكْدٰى۝۳۴
WaaAAta qaleelan waakda

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Ve az bir şey verip sonra kısanı, nekeslik edeni?

34

اَعِنْدَہٗ عِلْمُ الْغَيْبِ فَہُوَيَرٰى۝۳۵
aAAindahu AAilmu alghaybi fahuwa yara

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Gizli şeylere ait bilgi, onun katında mı da görmede.

35