٥٢ - ٱلطُّور

52 - At-Tour (TR)

وَيَطُوْفُ عَلَيْہِمْ غِلْمَانٌ لَّہُمْ كَاَنَّہُمْ لُؤْلُؤٌ مَّكْنُوْنٌ۝۲۴
Wayatoofu AAalayhim ghilmanun lahum kaannahum luluon maknoonun

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Ve öylesine genç hizmetçiler, etraflarında dönerdurur ki sanki onlar, haznelerde saklanmış inciler.

24

وَاَقْبَلَ بَعْضُہُمْ عَلٰي بَعْضٍ يَّتَسَاۗءَلُوْنَ۝۲۵
Waaqbala baAAduhum AAala baAAdin yatasaaloona

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Ve birbirlerine dönüp sorarlar, konuşurlar.

25

قَالُوْۗا اِنَّا كُنَّا قَبْلُ فِيْۗ اَہْلِنَا مُشْفِقِيْنَ۝۲۶
Qaloo inna kunna qablu fee ahlina mushfiqeena

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Derler ki: Gerçekten de daha önce ehlimizin içinde, ilimizde, yurdumuzda, korku içindeydik biz.

26

فَمَنَّ اللہُ عَلَيْنَا وَوَقٰىنَا عَذَابَ السَّمُوْمِ۝۲۷
Famanna Allahu AAalayna wawaqana AAathaba alssamoomi

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Derken Allah lutfetti bize ve korudu bizi ta iliklere işleyen sam yelinin azabından.

27

اِنَّا كُنَّا مِنْ قَبْلُ نَدْعُوْہُ۝۰ۭ اِنَّہٗ ہُوَالْبَرُّ الرَّحِيْمُ۝۲۸ۧ
Inna kunna min qablu nadAAoohu innahu huwa albarru alrraheemu

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Gerçekten de önceden onu çağırırdık; şüphe yok ki o, şanı yüce bir lütuf sahibidir, rahimdir.

28

فَذَكِّرْ فَمَاۗ اَنْتَ بِنِعْمَتِ رَبِّكَ بِكَاہِنٍ وَّلَا مَجْنُوْنٍ۝۲۹ۭ
Fathakkir fama anta biniAAmati rabbika bikahin wala majnoonin

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Artık öğüt ver, gerçekten de Rabbinin nimeti sayesinde sen, ne kahinsin, ne deli.

29

اَمْ يَقُوْلُوْنَ شَاعِرٌ نَّتَرَبَّصُ بِہٖ رَيْبَ الْمَنُوْنِ۝۳۰
Am yaqooloona shaAAirun natarabbasu bihi rayba almanooni

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Yoksa onlar, bir şair ki ölmesini, zamanın kötülüklerine uğramasını gözetiyoruz mu diyorlar?

30

قُلْ تَرَبَّصُوْا فَاِنِّىْ مَعَكُمْ مِّنَ الْمُتَرَبِّصِيْنَ۝۳۱ۭ
Qul tarabbasoo fainnee maAAakum mina almutarabbiseena

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

De ki: Gözetin bakalım, gerçekten ben de sizinle beraber gözetmedeyim.

31

اَمْ تَاْمُرُہُمْ اَحْلَامُہُمْ بِھٰذَاۗ اَمْ ہُمْ قَوْمٌ طَاغُوْنَ۝۳۲ۚ
Am tamuruhum ahlamuhum bihatha am hum qawmun taghoona

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Yoksa bu sözleri akılları mı emrediyor onlara, yoksa azgın bir topluluk mu onlar?

32

اَمْ يَقُوْلُوْنَ تَـقَوَّلَہٗ۝۰ۚ بَلْ لَّا يُؤْمِنُوْنَ۝۳۳ۚ
Am yaqooloona taqawwalahu bal la yuminoona

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Yoksa onu kendisi uyduruyor mu diyorlar? Hayır, inanmamışlardır onlar.

33