١٢ - يُوسُف

12 - Yusuf (TR)

رَبِّ قَدْ اٰتَيْتَنِيْ مِنَ الْمُلْكِ وَعَلَّمْتَنِيْ مِنْ تَاْوِيْلِ الْاَحَادِيْثِ۝۰ۚ فَاطِرَ السَّمٰوٰتِ وَالْاَرْضِ۝۰ۣ اَنْتَ وَلِيّٖ فِي الدُّنْيَا وَالْاٰخِرَۃِ۝۰ۚ تَوَفَّنِيْ مُسْلِمًا وَّاَلْحِقْنِيْ بِالصّٰلِحِيْنَ۝۱۰۱
Rabbi qad ataytanee mina almulki waAAallamtanee min taweeli alahadeethi fatira alssamawati waalardi anta waliyyee fee alddunya waalakhirati tawaffanee musliman waalhiqnee bialssaliheena

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Rabbim, sen bana saltanat ihsan ettin ve rüya yormasını bellettin. Ey gökleri ve yeryüzünü yaratan, sensin benim dostum, yardımcım dünyada da, ahirette de, beni Müslüman olarak öldür ve düzgün, iyi kullarına kat beni.

101

ذٰلِكَ مِنْ اَنْۢبَاۗءِ الْغَيْبِ نُوْحِيْہِ اِلَيْكَ۝۰ۚ وَمَا كُنْتَ لَدَيْہِمْ اِذْ اَجْمَعُوْۗا اَمْرَہُمْ وَہُمْ يَمْكُرُوْنَ۝۱۰۲
Thalika min anbai alghaybi nooheehi ilayka wama kunta ladayhim ith ajmaAAoo amrahum wahum yamkuroona

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

İşte bu, gaibe ait haberlerdendir ki sana vahyetmedeyiz. Düzene girişerek yapacakları işi kararlaştırdıkları zaman yanlarında değildin ya.

102

وَمَاۗ اَكْثَرُ النَّاسِ وَلَوْ حَرَصْتَ ￀مِنِيْنَ۝۱۰۳
Wama aktharu alnnasi walaw harasta bimumineena

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Sen ne kadar üstlerine düşersen düş, gene de insanların çoğu imana gelmez.

103

وَمَا تَسْــــَٔـلُہُمْ عَلَيْہِ مِنْ اَجْرٍ۝۰ۭ اِنْ ہُوَاِلَّا ذِكْرٌ لِّلْعٰلَمِيْنَ۝۱۰۴ۧ
Wama tasaluhum AAalayhi min ajrin in huwa illa thikrun lilAAalameena

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Buna karşılık bir ücret de istemiyorsun, bu, alemlere öğütten başka bir şey değil.

104

وَكَاَيِّنْ مِّنْ اٰيَۃٍ فِي السَّمٰوٰتِ وَالْاَرْضِ يَمُرُّوْنَ عَلَيْہَا وَہُمْ عَنْہَا مُعْرِضُوْنَ۝۱۰۵
Wakaayyin min ayatin fee alssamawati waalardi yamurroona AAalayha wahum AAanha muAAridoona

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Göklerde ve yeryüzünde nice deliller vardır ki onları görmezler ve yüz çevirip giderler.

105

وَمَا يُؤْمِنُ اَكْثَرُہُمْ بِاللہِ اِلَّا وَہُمْ مُّشْرِكُوْنَ۝۱۰۶
Wama yuminu aktharuhum biAllahi illa wahum mushrikoona

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Çoğu inanmaz da ona şirk koşar.

106

اَفَاَمِنُوْۗا اَنْ تَاْتِيَہُمْ غَاشِـيَۃٌ مِّنْ عَذَابِ اللہِ اَوْ تَاْتِيَہُمُ السَّاعَۃُ بَغْتَۃً وَّ ہُمْ لَا يَشْعُرُوْنَ۝۱۰۷
Afaaminoo an tatiyahum ghashiyatun min AAathabi Allahi aw tatiyahumu alssaAAatu baghtatan wahum la yashAAuroona

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Yoksa onlar, herkesi gelip kaplayacak Allah azabından, yahut hiç haberleri yokken ansızın gelip çatacak kıyametten emin mi oluyorlar?

107

قُلْ ہٰذِہٖ سَبِيْلِيْۗ اَدْعُوْۗا اِلَى اؘ۝۰ۣؔ عَلٰي بَصِيْرَۃٍ اَنَا وَمَنِ اتَّبَعَنِيْ۝۰ۭ وَسُبْحٰنَ اللہِ وَمَاۗ اَنَا مِنَ الْمُشْرِكِيْنَ۝۱۰۸
Qul hathihi sabeelee adAAoo ila Allahi AAala baseeratin ana wamani ittabaAAanee wasubhana Allahi wama ana mina almushrikeena

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

De ki: İşte bu, benim yolum; ben de can gözüm açık olarak sizi Allah'a çağırmadayım, bana uyanlar da o çeşit çağırmada ve Allah'ı tenzih ederim ve ben müşriklerden değilim.

108

وَمَاۗ اَرْسَلْنَا مِنْ قَبْلِكَ اِلَّا رِجَالًا نُّوْحِيْۗ اِلَيْہِمْ مِّنْ اَہْلِ الْقُرٰى۝۰ۭ اَفَلَمْ يَسِيْرُوْا فِي الْاَرْضِ فَيَنْظُرُوْا كَيْفَ كَانَ عَاقِبَۃُ الَّذِيْنَ مِنْ قَبْلِہِمْ۝۰ۭ وَلَدَارُ الْاٰخِرَۃِ خَيْرٌ لِّـلَّذِيْنَ اتَّقَوْا۝۰ۭ اَفَلَا تَعْقِلُوْنَ۝۱۰۹
Wama arsalna min qablika illa rijalan noohee ilayhim min ahli alqura afalam yaseeroo fee alardi fayanthuroo kayfa kana AAaqibatu allatheena min qablihim waladaru alakhirati khayrun lillatheena ittaqaw afala taAAqiloona

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Senden önce gönderdiğimiz kimseler de şehirlerin ahalisinden birtakım adamlardı ancak. Yeryüzünde hiç mi gezmezler de kendilerinden öncekilerin sonucu ne olmuş, görmezler? Ve ahiret yurdu, çekinenler için elbette daha hayırlıdır, hala mı akıl etmezsiniz?

109

حَتّٰۗي اِذَا اسْتَيْــــَٔـسَ الرُّسُلُ وَظَنُّوْۗا اَنَّہُمْ قَدْ كُذِبُوْا جَاۗءَہُمْ نَصْرُنَا۝۰ۙ فَنُجِّيَ مَنْ نَّشَاۗءُ۝۰ۭ وَلَا يُرَدُّ بَاْسُـنَا عَنِ الْقَوْمِ الْمُجْرِمِيْنَ۝۱۱۰
Hatta itha istayasa alrrusulu wathannoo annahum qad kuthiboo jaahum nasruna fanujjiya man nashao wala yuraddu basuna AAani alqawmi almujrimeena

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Sonucu peygamberler, tamamıyla ümitlerini kesip tamamıyla inkar edileceklerini sandıkları zaman yardımımız gelmiştir de dilediğimizi kurtarmışızdır. Fakat azabımız, suçlu topluluktan hiçbir suretle geriye çevrilemez.

110