Ruku 382, Juz 22 (ٱلْرُكوع 382, جزء 22) (TR)

٣٦ - يس

36 - Yaseen (TR)

وَاضْرِبْ لَہُمْ مَّثَلًا اَصْحٰبَ الْقَرْيَۃِ۝۰ۘ اِذْ جَاۗءَہَا الْمُرْسَلُوْنَ۝۱۳ۚ
Waidrib lahum mathalan ashaba alqaryati ith jaaha almursaloona

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Örnek getir onlara o şehir halkını; hani oraya peygamberler gelmişti.

13

اِذْ اَرْسَلْنَاۗ اِلَيْہِمُ اثْــنَيْنِ فَكَذَّبُوْہُمَا فَعَزَّزْنَا بِثَالِثٍ فَقَالُـوْۗا اِنَّاۗ اِلَيْكُمْ مُّرْسَلُوْنَ۝۱۴
Ith arsalna ilayhimu ithnayni fakaththaboohuma faAAazzazna bithalithin faqaloo inna ilaykum mursaloona

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Hani onlara iki kişi göndermiştik de onları yalanlamışlardı, derken bir üçüncü kişiyle kuvvetlendirmiştik onları da şüphe yok ki demişlerdi, biz, size gönderilmiş peygamberleriz.

14

قَالُوْا مَاۗ اَنْتُمْ اِلَّا بَشَرٌ مِّثْلُنَا۝۰ۙ وَمَاۗ اَنْزَلَ الرَّحْمٰنُ مِنْ شَيْءٍ۝۰ۙ اِنْ اَنْتُمْ اِلَّا تَكْذِبُوْنَ۝۱۵
Qaloo ma antum illa basharun mithluna wama anzala alrrahmanu min shayin in antum illa takthiboona

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Onlar, siz demişlerdi, ancak bizim gibi insansınız ve rahman da hiçbir şey indirmemiştir, siz, ancak yalan söylemektesiniz.

15

قَالُوْا رَبُّنَا يَعْلَمُ اِنَّاۗ اِلَيْكُمْ لَمُرْسَلُوْنَ۝۱۶
Qaloo rabbuna yaAAlamu inna ilaykum lamursaloona

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Rabbimiz bilir ki demişlerdi, şüphe yok, biz size gönderildik elbet.

16

وَمَا عَلَيْنَاۗ اِلَّا الْبَلٰغُ الْمُبِيْنُ۝۱۷
Wama AAalayna illa albalaghu almubeenu

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Ve bize düşen vazife, ancak apaçık tebliğden ibaret.

17

قَالُوْۗا اِنَّا تَطَيَّرْنَا بِكُمْ۝۰ۚ لَىِٕنْ لَّمْ تَنْتَہُوْا لَنَرْجُمَنَّكُمْ وَلَيَمَسَّـنَّكُمْ مِّنَّا عَذَابٌ اَلِــيْمٌ۝۱۸
Qaloo inna tatayyarna bikum lain lam tantahoo lanarjumannakum walayamassannakum minna AAathabun aleemun

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Demişlerdi ki: Gerçekten de sizin yüzünüzden uğursuzluğa uğramadayız, andolsun ki bu işten vazgeçmezseniz elbette taşlarız sizi ve elbette bizden, elemli bir azaba uğrarsınız.

18

قَالُوْا طَاۗىِٕرُكُمْ مَّعَكُمْ۝۰ۭ اَىِٕنْ ذُكِّرْتُمْ۝۰ۭ بَلْ اَنْتُمْ قَوْمٌ مُّسْرِفُوْنَ۝۱۹
Qaloo tairukum maAAakum ain thukkirtum bal antum qawmun musrifoona

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Onlar da, uğursuzluğunuz demişlerdi, kendinizden; öğüt verilirse de mi yapacaksınız bunu? Hayır, siz, haddi aşmış bir topluluksunuz.

19

وَجَاۗءَ مِنْ اَقْصَا الْمَدِيْنَۃِ رَجُلٌ يَّسْعٰى قَالَ يٰقَوْمِ اتَّبِعُوا الْمُرْسَلِيْنَ۝۲۰ۙ
Wajaa min aqsa almadeenati rajulun yasAAa qala ya qawmi ittabiAAoo almursaleena

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Ve şehrin ta öte ucundan birisi, koşarak gelmişti de ey kavmim demişti, uyun peygamberlere.

20

اتَّبِعُوْا مَنْ لَّا يَسْـَٔــلُكُمْ اَجْرًا وَّہُمْ مُّہْتَدُوْنَ۝۲۱
IttabiAAoo man la yasalukum ajran wahum muhtadoona

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Uyun sizden hiçbir ücret istemeyenlere ve onlardır doğru yolu bulanlar.

21

وَمَالِيَ لَاۗ اَعْبُدُ الَّذِيْ فَطَرَنِيْ وَاِلَيْہِ تُرْجَعُوْنَ۝۲۲
Wama liya la aAAbudu allathee fataranee wailayhi turjaAAoona

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Ve ne olmuş bana da beni yaratana kulluk etmeyecekmişim ve siz de, sonunda dönüp onun tapısına gideceksiniz.

22