Ruku 465, Juz 27 (ٱلْرُكوع 465, جزء 27) (TR)

٥٤ - ٱلْقَمَر

54 - Al-Qamar (TR)

وَلَقَدْ جَاۗءَ اٰلَ فِرْعَوْنَ النُّذُرُ۝۴۱ۚ
Walaqad jaa ala firAAawna alnnuthuru

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Ve andolsun ki Firavun soyuna da korkutucular gelmişti.

41

كَذَّبُوْا بِاٰيٰتِنَا كُلِّہَا فَاَخَذْنٰہُمْ اَخْذَ عَزِيْزٍ مُّقْتَدِرٍ۝۴۲
Kaththaboo biayatina kulliha faakhathnahum akhtha AAazeezin muqtadirin

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Bütün delillerimizi yalanladılar, derken onları üstün ve mutlak kudretli bir helak edişle helak ediverdik.

42

اَكُفَّارُكُمْ خَيْرٌ مِّنْ اُولٰۗىِٕكُمْ اَمْ لَكُمْ بَرَاۗءَۃٌ فِي الزُّبُرِ۝۴۳ۚ
Akuffarukum khayrun min olaikum am lakum baraatun fee alzzuburi

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Sizin kafirleriniz, onlardan hayırlı mı, yoksa kitaplarda bir kurtuluş mu var size?

43

اَمْ يَقُوْلُوْنَ نَحْنُ جَمِيْعٌ مُّنْتَصِرٌ۝۴۴
Am yaqooloona nahnu jameeAAun muntasirun

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Yoksa biz, birbirine yardım eden bir topluluğuz mu derler?

44

سَيُہْزَمُ الْجَمْعُ وَيُوَلُّوْنَ الدُّبُرَ۝۴۵
Sayuhzamu aljamAAu wayuwalloona alddubura

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

O topluluk, yakında bozguna uğrayacak ve ardını dönüp kaçacak.

45

بَلِ السَّاعَۃُ مَوْعِدُہُمْ وَالسَّاعَۃُ اَدْہٰى وَاَمَرُّ۝۴۶
Bali alssaAAatu mawAAiduhum waalssaAAatu adha waamarru

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Onlara vaadedilen azabın mukadder zamanı kıyamettir ve kıyametin azabı, daha da zararlıdır ve daha da acı.

46

اِنَّ الْمُجْرِمِيْنَ فِيْ ضَلٰلٍ وَّسُعُرٍ۝۴۷ۘ
Inna almujrimeena fee dalalin wasuAAurin

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Şüphe yok ki suçlular, sapıklık içinde ve yakıp kavuran ateşlerdedir.

47

يَوْمَ يُسْحَبُوْنَ فِي النَّارِ عَلٰي وُجُوْہِہِمْ۝۰ۭ ذُوْقُوْا مَسَّ سَقَرَ۝۴۸
Yawma yushaboona fee alnnari AAala wujoohihim thooqoo massa saqara

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

O gün, yüzüstü ateşe sürüklenip atılırlar; tadın bakalım, cehennemin yakışını.

48

اِنَّا كُلَّ شَيْءٍ خَلَقْنٰہُ بِقَدَرٍ۝۴۹
Inna kulla shayin khalaqnahu biqadarin

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Şüphe yok ki biz; her şeyi, bilgimizde mukadder olduğu gibi ve zamanında yarattık.

49

وَمَاۗ اَمْرُنَاۗ اِلَّا وَاحِدَۃٌ كَلَمْحٍؚبِالْبَصَرِ۝۵۰
Wama amruna illa wahidatun kalamhin bialbasari

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Ve bizim emrimiz, birdir, ancak bir göz kırpış, bir göz yumup açış gibi tezdir.

50