Ruku 514, Juz 29 (ٱلْرُكوع 514, جزء 29) (TR)

٧٦ - ٱلْإِنْسَان

76 - Al-Insan (TR)

ہَلْ اَتٰى عَلَي الْاِنْسَانِ حِيْنٌ مِّنَ الدَّہْرِ لَمْ يَكُنْ شَـيْــــًٔا مَّذْكُوْرًا۝۱
Hal ata AAala alinsani heenun mina alddahri lam yakun shayan mathkooran

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Gerçekten de insana, zamanın bir çağı gelmişti ki anılır bir şey bile değildi insan.

1

اِنَّا خَلَقْنَا الْاِنْسَانَ مِنْ نُّطْفَۃٍ اَمْشَاجٍ۝۰ۤۖ نَّبْتَلِيْہِ فَجَعَلْنٰہُ سَمِيْعًۢا بَصِيْرًا۝۲
Inna khalaqna alinsana min nutfatin amshajin nabtaleehi fajaAAalnahu sameeAAan baseeran

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Şüphe yok ki biz insanı, bir katre sudan, erkeklik suyuyla kadınlık suyunun rahimde birleşmesinden yarattık sınamak için, derken onu, duyar, görür bir hale getirdik.

2

اِنَّا ہَدَيْنٰہُ السَّبِيْلَ اِمَّا شَاكِرًا وَّاِمَّا كَفُوْرًا۝۳
Inna hadaynahu alssabeela imma shakiran waimma kafooran

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

İster şükretsin, ister nankör olsun, gerçekten de biz ona doğru yolu gösterdik.

3

اِنَّاۗ اَعْتَدْنَا لِلْكٰفِرِيْنَ سَلٰسِلَا۟ وَاَغْلٰلًا وَّسَعِيْرًا۝۴
Inna aAAtadna lilkafireena salasila waaghlalan wasaAAeeran

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Şüphe yok ki kafirlere zincirleri, boyundurukları ve yakıp kavuran cehennemi hazırladık.

4

اِنَّ الْاَبْرَارَ يَشْرَبُوْنَ مِنْ كَاْسٍ كَانَ مِزَاجُہَا كَافُوْرًا۝۵ۚ
Inna alabrara yashraboona min kasin kana mizajuha kafooran

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

İtaat eden ve iyilikte bulunanlar, şüphe yok ki kaselerle şaraplar içerler ki kafur ırmağının suyu da karıştırılmıştır bu şaraba.

5

عَيْنًا يَّشْرَبُ بِہَا عِبَادُ اللہِ يُفَجِّرُوْنَہَا تَفْجِيْرًا۝۶
AAaynan yashrabu biha AAibadu Allahi yufajjiroonaha tafjeeran

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Allah'ın has kullarının içtiği bu şarap, bir kaynaktan çıkar ki onlar, diledikleri gibi, diledikleri yerlerde, onu akıtıp fışkırtırlar.

6

يُوْفُوْنَ بِالنَّذْرِ وَيَخَافُوْنَ يَوْمًا كَانَ شَرُّہٗ مُسْـتَطِيْرًا۝۷
Yoofoona bialnnathri wayakhafoona yawman kana sharruhu mustateeran

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Adaklarını yerine getirir onlar ve şerri, her yanı saran, kaplayan günden korkarlar.

7

وَيُطْعِمُوْنَ الطَّعَامَ عَلٰي حُبِّہٖ مِسْكِيْنًا وَّيَـتِـيْمًا وَّاَسِيْرًا۝۸
WayutAAimona alttaAAama AAala hubbihi miskeenan wayateeman waaseeran

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Ve ona ihtiyaçları olduğu halde yemeklerini yoksula ve yetime ve tutsağa verirler, onları doyururlar.

8

اِنَّمَا نُـطْعِمُكُمْ لِوَجْہِ اللہِ لَا نُرِيْدُ مِنْكُمْ جَزَاۗءً وَّلَا شُكُوْرًا۝۹
Innama nutAAimukum liwajhi Allahi la nureedu minkum jazaan wala shukooran

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Sizi, ancak Allah rızası için doyurmadayız ve sizden istemeyiz ne bir karşılık, ne bir şükür.

9

اِنَّا نَخَافُ مِنْ رَّبِّنَا يَوْمًا عَبُوْسًا قَمْطَرِيْرًا۝۱۰
Inna nakhafu min rabbina yawman AAaboosan qamtareeran

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Şüphe yok ki biz, suratları astıran, azabı pek şiddetli olan gün, Rabbimizden korkarız.

10