Al-Qamar (ٱلْقَمَر) (TR)

٥٤ - ٱلْقَمَر

54 - Al-Qamar (TR)

اِقْتَرَبَتِ السَّاعَۃُ وَانْشَقَّ الْقَمَرُ۝۱
Iqtarabati alssaAAatu wainshaqqa alqamaru

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Yaklaştı kıyamet ve yarıldı ay.

1

وَاِنْ يَّرَوْا اٰيَۃً يُّعْرِضُوْا وَيَقُوْلُوْا سِحْرٌ مُّسْتَمِرٌّ۝۲
Wain yaraw ayatan yuAAridoo wayaqooloo sihrun mustamirrun

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Ve onlar, bir delil gördüler mi yüz çevirirler de sürüp giden bir büyü derler.

2

وَكَذَّبُوْا وَاتَّبَعُوْۗا اَہْوَاۗءَہُمْ وَكُلُّ اَمْرٍ مُّسْتَقِرٌّ۝۳
Wakaththaboo waittabaAAoo ahwaahum wakullu amrin mustaqirrun

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Ve yalanlarlar ve dileklerine uyarlar ve her iş, kararlaştırılmıştır.

3

وَلَقَدْ جَاۗءَہُمْ مِّنَ الْاَنْۢبَاۗءِ مَا فِيْہِ مُزْدَجَرٌ۝۴ۙ
Walaqad jaahum mina alanbai ma feehi muzdajarun

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Ve andolsun, öyle haberler geldi onlara ki o haberlerde onları vazgeçirecek, onlara öğüt verecek şeyler vardı.

4

حِكْمَۃٌۢ بَالِغَۃٌ فَمَا تُغْنِ النُّذُرُ۝۵ۙ
Hikmatun balighatun fama tughnee alnnuthuru

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Yüksek hikmet vardı, derken korkutuşlar fayda vermedi gitti.

5

فَتَوَلَّ عَنْہُمْ۝۰ۘ يَوْمَ يَدْعُ الدَّاعِ اِلٰى شَيْءٍ نُّكُرٍ۝۶ۙ
Fatawalla AAanhum yawma yadAAu alddaAAi ila shayin nukurin

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Artık yüz çevir onlardan; o gün çağıran, hoşlanılmayan birşeye çağırır.

6

خُشَّعًا اَبْصَارُہُمْ يَخْرُجُوْنَ مِنَ الْاَجْدَاثِ كَاَنَّہُمْ جَرَادٌ مُّنْتَشِرٌ۝۷ۙ
KhushshaAAan absaruhum yakhrujoona mina alajdathi kaannahum jaradun muntashirun

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Gözleri yerde, kabirlerden çıkarlar, sanki onlar, dağılmış çekirgelerdir.

7

مُّہْطِعِيْنَ اِلَى الدَّاعِ۝۰ۭ يَقُوْلُ الْكٰفِرُوْنَ ھٰذَا يَوْمٌ عَسِرٌ۝۸
MuhtiAAeena ila alddaAAi yaqoolu alkafiroona hatha yawmun AAasirun

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Yönelirler çağırana; kafirler, bugün derler, ne de zorlu gün.

8

كَذَّبَتْ قَبْلَہُمْ قَوْمُ نُوْحٍ فَكَذَّبُوْا عَبْدَنَا وَقَالُوْا مَجْنُوْنٌ وَّازْدُجِرَ۝۹
Kaththabat qablahum qawmu noohin fakaththaboo AAabdana waqaloo majnoonun waizdujira

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Onlardan önce Nuh kavmi de kulumuzu yalanlamıştı ve delil dediler ona, pek fena incittiler onu.

9

فَدَعَا رَبَّہٗۗ اَنِّىْ مَغْلُوْبٌ فَانْتَصِرْ۝۱۰
FadaAAa rabbahu annee maghloobun faintasir

Turkish

Abdulbaki Golpinarli

Derken Rabbine dua etti: Şüphe yok ki altoldum ben, artık sen yardım et bana.

10